Kesintisiz olumluluk üretiminin korkunç bir sonucu vardır. Çünkü olumsuzluk kriz ve eleştiriye gebeyse, abartili olumluluk da homeopatik dozlarda kriz ve eleştiriyi süzme yeteneksizliğiyle felakete gebedir. Tohumlarını, basillerini, parazitlerini, biyolojik düşmanlarını kovalayan ve eleyen her biyolojik bedenin metastaz ve kanser tehlikesiyle, yani kendi hücrelerini yutan bir olumluluk ya da bundan böyle işsiz kalan kendi antikorlarınca yutulma tehlikesiyle karşı karşıya olması gibi, kendi olumsuz öğelerini kovalayan, kovan, defeden her yapı da tam bir tersinmenin getireceği felaket tehlikesine maruz kalır.
Kendi lanetli yanını temizleyen her şey kendi ölümünü imzalar, Lanetli pay teoremi böyledir.
"Ben bir eziğim. Bas bas bağıran politikacıların, insanların suratına biber gazı sıkan polislerin, ırkçıların, bankacıların, sigortacıların, cuntaci subayların delirtici şamatası yetmezmiş gibi, bir de evimi başıma yıkan tamircilerin, bilesiye yolunu kaybeden taksi şoförlerinin, üç kuruş için beş takla atan emlakçıların, son kullanma tarihi geçmiş yoğurtları kakalayan bakkalın, her işte ayak sürüyen devlet memurlarının, göz göre göre ruhumu kanırtan yakınlarımın sinir bozucu söylenmeleri arasında sıkışıp kalmışım meğer."
Bir inanç için acı çekmiş olandan daha tehlikeli varlık yoktur: En büyük zalimler, kafası kesilmemiş mazlumlar arasından çıkar. Acı, güç iştahını azaltmak şöyle dursun, onu azdırır; zihin de kendini bir soytarının meclisinde bir kurbaninkinden daha rahat hisseder; onu, bir fikir için ölünen gösteriden daha fazla tiksindiren hiçbir şey yoktur...
Güneş doğana yakın uyandım. İçimde her zamanki, güne başlama tedirginliği, sanki o gün önemli bir şey olacakmış da ben gereğince hazır değilmişim gibi bir his.
"Umut, aceleci ve apansız hayat deresinin üstüne atılmış gökkuşağıdır, köpükler onu yüzlerce kez yutar ama o hep yeniden belirir. Dereyi, tam da yabani yabani, tehlikeli tehlikeli çağıldadığı yerde, o narin ve güzel atilganlığıyla sürekli aşar."