Buradan,bir insanın duygularının her zaman görevinin kendi gözündeki değeriyle uyum içinde olduğunu çıkarabiliriz
Duygular bireyin eyleme geçme isteğini güçlendirirler. Hep duygular olmadan yapacağımız şeyi yaparız duygular sadece eylemlerimize eşlik ederler.
evin önüne teslim edilmiş olan ancak arka tarafa taşınmayı bekleyen bir kütük yığını ile karşı karşıya kalmak gibidir .bu kütük yığınına baktığımiz vakit , içimiz ezilir, enerjimiz uçup gider ve aniden televizyon gözümüze eskisinden daha ilgi çekici gözükür . Ama biliriz ki bunlarin içinden şu an taşımamız gereken tek bir tanesine odaklanmayı başarabilir ,tüm dikkatimizi ona verir ve sonra bir diğeri ile ilgilenirsek,bu angarya aniden yapılabilir bir iş haline gelebilir. Buradaki amaç kendimizi bu büyük yığının büyük olmadığına inandırarak aptal yerine koymak değil,bu işin sonunda ne kadar yorulacagimizi düşünmek yerine şimdiki anı yaşayabileceğimiz değişik bir ruh haline girme imkanını araştırmaktir