Hayal-kurgu diye bir tabir var ise bu kitap için geçerli olan tek tabirdir diye düşünüyorum.
Okuyanı içine çeken be okuyanın içinden çıkmayan bir eser.
“Yok” olanı “var”mış gibi okuyorsunuz ama okurken “var” olanı aklınızdan çıkaramıyorsunuz.
Ana hikayenin omurgasını oluşturan yan hikayeler arasında geçiş bağlantıları muhteşem. Başka bir hikaye içerisinde yolculuk yaparken bir anda kendinizi ana hikayenin bir kavşağında buluyorsunuz. Adeta eski anadolu evleri gibi. Bütün odalar aynı salona çıkıyor.
Kitabın “beyin yakan” kısımları da yok değil.
Okunası bir kitap
Her olay kendi bünyesinde değerlendirilir. Bir insan sadece bir davranışı ile okunmaz. Bir kitabı anlamak istiyorsanız bütün sayfalarına bakmamız gerektiği gibi bir insanı da okumak istiyorsanız hayatının büyün evrelerine bakmamız lazım. Ev, iş, araba, yeme alışkanlıkları, giyim tarzı, çocuklarının davranışı, eşinin ahlakı, vs, vs.
Bu kitabı bu bakış açısı ile oludum. Hayata dair çok ip ucu var…
Emek verilmiş bir eser…