Toksik Bireylere İhtar
Valide Sultan ve peder bey ile beraber balkonda huzurlu hasbihalin ardından, gündüz validemle beraber aldığımız kiraz sofraya geldi. Şüphesiz onlar meselelerin fıkhi ve ilmi derinlik dehlizlerine girmeyi murat etmiyorlar; hususen Valide Sultan işin daha çok irfan ve teslimiyet boyutunda menzil aldığı için tam bir rıza halinde hayatı seyrediyor. Bendeniz ise henüz o saf teslimiyet mertebesinde değilim; fıtratım gereği sürekli sorgulayan, perde arkasını araştıran ilmi taraftayım. İşte bu arayışla, dün karpuz yerken düşündüğüm ülfet perdesini, bugün kiraz tanelerini tefekkür ederken hikmet ufkuna taşımaya niyet ettim. Kendi kendime sordum: Kiraz neden yaz mevsiminin ilk müjdecilerinden, ilk meyvelerindendi? Anladım ki kiraz; kıştan ve bahardan çıkan insanoğlunun bitkin yorgunluğunu gidermek için lütfedilmiş taze bir şifa kaynağı, vücudu toksinlerden arındıran ve kanı temizleyen ilahi bir bahar detoksu idi. Hikmete bakınız; bizler o nimetin sadece renginden, rayihasından ve lezzetinden keyif alıyoruz; oysa o küçük tanenin vücuda girdikten sonra başlattığı muazzam biyolojik temizliği çıplak gözlerimizle göremiyoruz bile. Demek ki her hakikat çıplak gözle müşahede edilmez. İnsan, Rabbine şükrünü eda ederken sadece gördüğü zahiri lezzete değil, hilkatin o göremediğimiz gizli etkenlerine ve hücrelerimize olan faydalarına da külliyen ve toptan şükretmelidir. Dün karpuz yerken kara toprağın altından çıkan devasa, sulu lezzet topuna hayretle bakmak gerekirken, sanki çok sıradan bir şeymiş gibi ülfetle yaklaşmamız ne büyük bir hüsrandı. Halbuki kiraz da bir mucizedir, karpuz da. Aynı çamurlu toprağın içinden çıkarlar ama renkleri farklı, kokuları farklı, insan bedenine şifaları apayrıdır. Cenab-ı Hakk, Ra’d Sûresi 4. ayet-i kerimesinde bu muazzam nizamı şöyle beyan
Duygu ve Düşünce
Başöğretmenimiz Büyük Başbuğ'a saygıyla...
"Milli Eğitim´in gayesi yalnız hükümete memur yetiştirmek değil, daha çok memlekete ahlâklı, karakterli, cumhuriyetçi, inkılâpçı, olumlu, atılgan, başladığı işleri başarabilecek kabiliyette, dürüst, düşünceli, iradeli, hayatta rastlayacağı engelleri aşmaya kudretli, karakter sahibi genç yetiştirmektir." buyruğunu bir an olsun aklımızdan çıkarmadan bir yılı daha geride bıraktık. Ulu Tanrı'dan dilerim ki ötelerde karşılaşırsak yüzünde hayal kırıklığı değil gülümseme görürüm.
Türkçülük
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
En büyük talihsizlik kendini meşgul edemeyen ve bunu başkasından talep eden, başkasını buna memur eden insana tesadüf etmek hatta buna çatılmaktı. Şule Gürbüz
1000Kitap
En küçük bir memur olmak için bile sağlık muayenesi şart olduğu halde bu deliler nasıl oluyor da kaderimize hükmeden yerlerde bulunabiliyorlar. OĞUZ ATAY
1000K’da Kız Bakan Erkek Kardeşlerime Altın Tavsiyeler
Erkek kardeşlerim, size kısa ve net bir tavsiye: Bir kadın için kitap okumanızın, kedileri sevmenizin, çiçek paylaşmanızın, böcek fotoğrafı atmanızın ya da sosyal medyada duygusal sözler paylaşmanızın bir anlamı yoktur. Her ne kadar bunların önemli olduğunu söyleseler de, iş pratiğe geldiğinde insanların kararlarını etkileyen şey çoğu zaman sunduğunuz yaşam standardıdır. Bu yüzden eğer memur, mühendis, doktor, öğretmen (kadrolu) ya da genel olarak düzenli ve saygın bir meslek sahibiyseniz, bunu profilinizde belirtmekten çekinmeyin. Çoğu zaman sizi bulacak olan şey paylaştığınız kitap alıntıları değil, hayatınızın somut gerçekleridir. Yok şu kitabı paylaşmadın, yok bu çiçeği sevmedin, yok şu kadar duygusal değilsin… Bunlara gereğinden fazla anlam yüklemeyin. Eğer amacınız gerçekten kitap okumaksa okuyun, çiçek seviyorsanız paylaşın, hayatınızı yaşayın. Ama amacınız karşı cins üzerinde etki yaratmaksa, bilin ki belirleyici olan şey çoğu zaman bunlar değil; hayatınızın sunduğu imkânlar, düzen ve istikrardır.
1000Kitap
Geldik bir eğitim öğretim yılının daha sonuna…
Eğitimin amacı yalnız hükümete memur yetiştirmek değil, ülkede ahlaklı, cumhuriyetçi, devrimci, atılgan, olumlu, giriştiği işleri başarabilecek yetenekte, dürüst, sorgulayıcı, iradeli, yaşamda karşılaşacağı engelleri yenecek güçte, karakter sahibi genç yetiştirmektir. Mustafa Kemal Atatürk