Buz

Buz
@mentality_
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kızıl bulut "Biz barışı korumak istiyoruz," dedi onlara. "Bize yardım edecek misiniz? 1868 yılında ellerinde birtakım kâğıtlarla birtakım adamlar çıkageldiler. Kâğıtlarda yazılı olanları okuyamıyorduk, onlar da bize işin doğrusunu söylemeye yanaşmadılar. Antlaşmanın kalelerin terkedileceği ve bizim de çarpışmalara son vereceğimiz temeli üzerine kurulduğunu sandık. Oysa bizi ticaret için Missouri'ye göndermek istiyorlardı. Bizse Missouri'ye gitmek istemiyor, tacirlerin bulunduğumuz yere gelmelerini istiyorduk. Washington'a vardığımda, Büyük Baba bana antlaşmanın maddelerini açıkladı ve çevirmenlerin beni aldatmış olduğunu kanıtladı. Benim tek istediğim, dürüstlük ve doğruluk. Doğru ve dürüst olanı Büyük Baba'dan elde etmeye çalıştım. Ama bütünüyle başarılı olamadım."
Sayfa 199·Kitabı okudu
Yüce Ruh beni bu topraklarda büyüttü, dolayısıyla bu topraklar benimdir. Beyaz adamsa büyük suların ötesinde doğdu büyüdü, dolayısıyla onun toprakları da oralardır. Denizi aştıklarından bu yana, onlara yer verdim. Şimdi her yanım beyaz dolu. Bana çok küçük bir toprak parçası kaldı.
Sayfa 112·Kitabı okudu
1858'deki altına hücum sırasında binlerce beyaz madenci sarı madeni bulup çıkarmak için Kızılderili topraklarına akın etmişti. Madenciler çeşitli yerlerde küçük tahta kulübeler yapmışlardı. 1859'da ise Denver City adını verdikleri büyük bir köy kurdular. Beyazların bu çalışmaları hoşuna giden bir Arapaho reisi, Küçük Kuzgun, bir gün Denver'e gitti; orada sigara içmesini, eti çatal bıçakla yemesini öğrendi. Madencilere altın buldukları için çok sevindiğini söyledi, ama o toprakların Kızılderililerin malı olduğunu hatırlatmaktan da geri kalmadı, kendilerine yetecek kadar sarı maden bulduktan sonra oradan ayrılacaklarını umduğunu bildirdi. Ne var ki, orada madencilerin kalması bir yana, daha binlercesi geldi. Bir zamanlar yaban sığırlarıyla dolup taşan Platte Vadisi, çiftlikler kuran ve Laramie antlaşmasıyla Güneyli Cheyenne'lere ve Arapaho'lara ayrılan topraklarda hak iddia etmeye başlayan yerleşmecilerden geçilmez oldu. Antlaşmanın imzalanmasından yalnızca on yıl sonra Washington'daki Yüce Meclis Colorado Bölgesi'ni kurdu; Büyük Baba bir vali gönderdi; politikacılar Kızılderililerden toprak koparmak için dalavereler çevirmeye başladılar.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Kitabı okurken altını çizdiğim satırları o an paylaşmak aklıma gelmediği için ilerleyen zamanlarda ara ara paylaşacağım.. -Manuelito bocalıyordu. Kadınlarla çocukların hayatını kurtarmak için teslim olacağını söyledi, sonra da sürülerini düzene koymak için kendisine üç aylık bir süre tanımalarını istedi. En sonunda açıkça yurdunu terkedemeyeceğini bildirdi." "Tanrım ve anam Batı'da yaşarlar, onlardan ayrılmayacağım. Üç ırmağı, Grande, San Juan ve Colorado'yu hiçbir zaman aşmamamız gerekir; bu, halkımın bir geleneğidir. Chuska Dağları'nı da terkedemem. Orada doğdum. orada kalacağım. Kaybedecek bir canım var, onu da diledikleri zaman gelip alabilirler, ama ne olursa olsun yurdumu terketmeyeceğim. Amerikalılara ya da Meksikalılara karşı hiçbir zaman yanlış bir davranışta bulunmadım. Hiçbir zaman soygunculuk yapmadım. Öldürülürsem; dökülen, bir suçsuzun kanı olacaktır." Herrero da ona şöyle dedi: "Ben senin için elimden geleni yaptım, verebileceğim en iyi öğüdü verdim sana; seni şimdiden ölmüş bilerek yanından ayrılıyorum."-
Sayfa 49·Kitabı okudu