Puan vermedi
Sarraf - Eski Bir Aşk / Tuğba Nur Cebecioğlu Merhabaalar, bir solukta okuyup bitirdiğim bir kitap ile geldim. Bu ayın favorileri arasına girdi diyebilirim. Özellikle hem aksiyon hem ihanet hem de aşk varsa benim için akan sular durur. Bu arada serinin ilk kitabı arkadaşlar, devamı gelecek. Yazarın hesabında gördüğüm kadarıyla 3 kitap olarak öngörüyormuş. Bunun bilgisini de vermek istiyorum. Uygar ve Yakut evli bir çift. Uygar bir gün mutlu mutlu eve geldiğinde istihbaratçı karısı tarafından vatan haini olarak ihbar edildiğini öğreniyor. Bu arada Uygar'da istihbaratçı. Olaylar karışıyor ve Uygar suçlanıyor. Kitapta hem bu kısımları okuyoruz hem de 2 yıl sonrasını. Uygar'ım... Bence çok sarsıcı şeyler yaşamış. İnsanın sevdiği kişi tarafından böyle bir iftiraya uğramak bence ne olursa olsun aşırı sarsıcı bir durum. Ben iftiraya uğradığını düşünüyorum. Bu kısımda yazarın kurguyu nasıl ilerleteceğini tahmin etmeye çalışmak benim için eğlenceliydi. Bana göre kendisi bir hain değil arkadaşlar. Yakut yerine ben onu çoktan affettim. Yalanlar aralarına girdi işte. Yakut'a yer yer öyle kızdım ki ama onun içinde bir yanım böyle pır pır ediyor. Uygar'a üzüldüğüm kadar Yakut'a da üzüldüm arkadaşlar. Bence o da sevdiği insanın başına bunların gelmesini istemezdi. E niye ihbar etti dediğinizi duyar gibiyim. İşte ihbar etmese bu kitabı okuyamazdık... Bu ikisinin her şeyden kurtulup birleşmesini öyle okumak istiyorum ki bakalım aksiyonumuz ve sırlarımız devam ediyor. İkinci kitapta yazar bizi heyecanlandırmaya devam edecektir, öyle umut ediyorum. Ah ah keşke Yakut şöyle ağız dolusu bir aptal dese Uygar'a... Bu kelime kötü gelebilir size ama kitapta aslında çok tatlı bir anlamı var. Yakut'un annesiyle ilgili bazı şüphelerim var bakalım çok rahatsız etti beni bu karakter. Kitabın
SarrafTuğba Nur Cebecioğlu · Artemis Yayınları · 20264 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 88. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 18:25
Soygun, yazar İskender Pala tarafından kaleme alınmış sürükleyici bir romandır. Eserde tarih, gizem ve macera unsurları başarılı bir şekilde bir araya getirilmiştir. Yazar, olayları akıcı bir dille anlatarak okuyucunun merakını sürekli canlı tutar. Romanda geçmiş ile günümüz arasında bağlantılar kurulurken, kahramanların yaşadığı olaylar heyecanlı bir şekilde aktarılır. Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, tarihi bilgilerle kurgunun dengeli biçimde harmanlanmasıdır. Genel olarak Soygun, tarih ve macera türünü seven okuyucular için ilgi çekici bir eserdir. Akıcı anlatımı, merak uyandıran olay örgüsü ve güçlü karakterleri sayesinde keyifle okunabilecek bir romandır.
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,440 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·344 syf.··
2026 74. kitabı
Bu kitabı okurken sık sık aynı şeyi düşündüm. Hiçbirimiz yarın başımıza ne geleceğini bilmiyoruz. Düşünmesi bile tedirgin ediyor. Panayota’nın hayatı da bir yangınla tamamen değişiyor. O günden sonra yaşadıkları peş peşe geliyor. Bir noktadan sonra ne olacağını merak etmekten çok Panayota’nın buna nasıl dayanacağını merak ettim. Bazen verdiği kararları sorguladım ama sonra vazgeçtim. Çünkü onun yerinde olmanın nasıl bir şey olduğunu gerçekten bilmiyorum ve bilmeyi de istemiyorum. İstanbul’u anlatan bölümleri okurken ayrı bir keyif aldım. Beyoğlu’nun sokakları, matbaalar, kayıklar, dükkanlar, farklı milletlerden insanlar… Şehir hiç durmuyor. Bir yanda yangının izleri dururken bir yanda hayat devam ediyor. Bu ayrıntılar bana çok gerçek geldi. Şefika için üzüldüm. İnsanların iyi niyetle çare araması ama çoğu zaman ne yapacaklarını bilememesi üzücüydü. Panayota’yla birbirlerini bırakmamaları da hoşuma giden ayrıntılardan biriydi. Sonlara doğru aklım hala aynı düşüncedeydi. Sabah sahip olduklarımızın akşama yerinde olmayabileceği fikri düşündüğümden daha ürkütücü geldi.
Kül ŞehirHakan Karakaşoğlu · The Kitap · 202479 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 18:19
Aylardan Kasım Günlerden Perşembe, ilk sayfalardan itibaren insanı içine çeken, duygusal yönü güçlü bir kitaptı. Karakterlerin yaşadıkları olaylar ve verdikleri mücadeleler bana zaman zaman kendi hayatımdan kesitler hatırlattı. Özellikle yalnızlık, umut ve geçmişle yüzleşme temaları oldukça etkileyiciydi. Yazarın dili akıcı ve sade olduğu için kitap kendini kolayca okuttu. Olayların ilerleyişinde merak unsuru sürekli canlı tutulmuş. Bazı bölümlerde karakterlerin duygularını o kadar gerçekçi hissettim ki onların yanında yaşıyormuş gibi oldum. Kitap boyunca insan ilişkilerinin ne kadar karmaşık ama bir o kadar da değerli olduğunu düşündürdü. Benim için kitabın en güçlü yanı, okuyucuyu yalnızca bir hikâyenin içine çekmekle kalmayıp aynı zamanda kendi hayatı üzerine de düşündürmesiydi. Duygusal yönü ağır basan, karakter odaklı romanları sevenlerin keyifle okuyabileceği bir eser olduğunu düşünüyorum. Kitabı bitirdiğimde içimde hafif bir hüzün ve uzun süre etkisini koruyan bir düşünce yoğunluğu kaldı.
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,493 okunma
Puan vermedi·140 syf.··
2026 5. kitabı
aslında akıcı ve merak uyandırıcı bir kitap ben biraz uzun sürede okuyabildim başladıktan sonra çok ara verdim ancak vaktim olduğu an iki günde bitirdim. valgus'un hikaye anlatıcılığının yazılış şeklini çok sevdim. kitabın başında 'sevmek' üzerine bir kitap okuduğumu sanıyorken birden bambaşka bir yere gitti hikaye. oldukça sevdim aslında ama bir yandan da sert olduğunu düşündüm, karısını öldürme sebebini hikayeyi anlattığı anda hâla meşru ve haklı görüyor olması ve keza kendi kuruntularını büyüterek kıskançlık duygusunda boğuluşu, tüm bunları kendi savından bağımsız düşünebilse belki savına daha faydalı olacağı fikri vesaire düşündürttü beni açıkcası. olay örgüsünden bağımsız kitabın ne anlattığına ilişkin tolstoy'un sonsözü beni daha çok şaşırttı galiba. yani bir başka hikaye gibi pozdnışev'in keskin bakış açısını okuyunca farklı oluyor ancak tolstoy'un anlatıcı gözünden değil daha ziyade pozdnışev'in düşüncesinden baktığı fikri enteresan geldi bana. ben anlatıcı sonda bir yorum yapar daha diyalog gibi ilerler ve pozdnışev'e yeni bir bakış kazandırır umuduyla okudum galiba sonuna kadar. beni şaşırttı biraz. kısacası severek okudum.
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,7bin okunma
Bir Bilim Adamının Romanı
Puan vermedi·283 syf.··
2026 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 12:34
"Bir Bilim Adamının Romanı" Oğuz Atay Oğuz Atay’ın "Bir Bilim Adamının Romanı" adlı eseri, kurgu bir hikâye değil; İTÜ’nün kurucu hocalarından matematikçi ve fizikçi Prof. Dr. Mustafa İnan’ın gerçek hayat hikâyesidir. Yazar, hocasının anılarını, mektuplarını ve defterlerini derleyerek biyografiyi roman formunda okura sunar. Kitap, yoksul bir ailenin çocuğu olarak doğan Mustafa İnan’ın, köyden çıkıp Avrupa’da eğitim görmesini ve ardından Türkiye’ye dönerek bilim için çalışmasını anlatır. Eserde olay örgüsünden çok bir insanın bilim aşkı ve iç dünyası ön plandadır. Oğuz Atay "Tutunamayanlar"daki karmaşık ve sorgulayıcı dilini bir kenara bırakıp bu kitapta sade, duru ve saygılı bir üslup kullanır. Çünkü konunun kendisi zaten etkileyicidir; süslemeye gerek yoktur. Romanın üç temel teması vardır. Birincisi 'bilim aşkı' Mustafa İnan için bilim, meslek değil bir yaşam biçimidir. "Bir denklem çözmek, bir şiir yazmak gibidir" sözü, onun bilime bakışını özetler. İkincisi 'yalnızlık' Avrupa’da Türk olduğu için dışlanır Türkiye’de ise "fazla kafalı" bulunarak tam anlaşılamaz. Bilim insanının toplumdaki yalnızlığı çok net işlenir. Üçüncüsü 'üretmek' Onun için en büyük mutluluk, yeni bir şey üretmektir. Kitap boyunca dersler, makaleler ve hesaplar vardır ama Atay bunları insanî detaylarla dengelediği için metin asla sıkıcı olmaz. Eserin en güçlü yanı okura bıraktığı etkidir. Mustafa İnan’ın mütevazılığı, vatan sevgisi ve vazgeçmeyen azmi okuduktan sonra insana "Ben hayatımı ne için harcıyorum?" sorusunu sordur. Kitabın zayıf yanı sayılabilecek tek şey biyografi olduğu için kurgusal bir merak unsurunun olmamasıdır. Ancak son bölümlerde hasta yatağındaki Mustafa İnan’ın vedası, kitabın en dokunaklı kısmıdır ve okuru derinden etkiler. Sonuç olarak "Bir Bilim Adamının
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnanOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202020,5bin okunma