İki gün bir gecedir süren yağmur az evvel dindi, gerçi muhtemelen geçici bir süre için ama yine de kutlamaya değer bir olay, şimdi benim size yazmakla yaptığım gibi.
Sevgili Bayan Milena,
Günler öyle kısa ki aklım sizde, birkaç önemsiz işi aradan çıkarayım derken bir de bakıyorum gece oluvermiş. Gerçek Milena'ya yazmak için neredeyse zaman kalmamış, asıl gerçek Milena'ya değil ama; çünkü o, gün boyu odamda, balkonda, bulutların arasında...
Sizi özlediğimi söylersem yalan olur; en mükemmel, en acı veren büyü bu, siz buradasınız, tıpkı benim gibi, hatta benden de fazla; ben neredeysem siz de benim gibi oradasınız, hatta benden de fazla. Şaka değil, bazen sizin –gerçekten de buradasınız– burada beni özleyip kendinize sorduğunuzu hayal ediyorum:
"Nerede bu adam? Merano'da olduğunu yazmamış mıydı?"
Yine de sizi özlediğimi söylesem, yalan olur; bu olup olabilecek en eksiksiz, en acı verici büyü: Buradasınız, tıpkı benim gibi, hatta benden de fazla; benim olduğum yerde siz de varsınız, üstelik benden daha fazla varsınız. Şaka yapmıyorum; bazen, burada olan sizin, buradaki beni özlediğinizi ve sorduğunuzu hayal ediyorum: "Nerede bu adam? Merano'da olduğunu yazmamış mıydı?"
"Sevgili bayan milena,
Size Prag'dan mektup yazdım,sonra da
Merano'dan.Hiç bir yanıt alamadım.
....Fakat yazdıklarımla sizi bir şekilde
incitmiş olmam da mümkün[eğer böyle bir şey olduysa
bütün iyi niyetime rağmen kalemimin incelikten
yoksun demektir.]_ ve şimdi o yüzden yazıyorum."
“ Hikayenin öncelikle en dehşet verici kısmı ; Yahudilerin tıpkı vahşi hayvanlar gibi üzerinize saldırcaklarına inanılması, halbuki yahudiler vahşi hayvan değiller, sadece fazla temkinliler. “
Sizin düşünceniz nedir ?