Çocuk (ilk genç) kitabı diyerek başladığımız bu kitabı oldukça beğenerek okudum. Hikayesi ve tefekküre yaklaşımı beni çok etkiledi. Kitapta yer alan farklı hikayeler bakış açımızı yeniliyor.
Quasimodo sadece dış görünüşüyle yargılanmış, aşkla dolu kalbi hiç görülmemiş zavallı çocuk...
İnsanların ne kadar acımasız ve vicdansız olabileceklerini görebiliyoruz. Her bir karakterinin hikayesiyle ilgi çeken bir başyapıt.
Farklı zaman araliklarinda okuduğum, dinlediğim ve en sonunda çizgi romanını okuduğum bir kitaptı. Bildiğim sonuyla her defasında beni yine heyecanlandırdı. Yalın dili, kurgusu ve kısa bir bölümün İstanbul'da geçmesiyle polisiye severlerin bir solukta okuyacağıni düşünüyorum.
Bu kitabı kesinlikle aşkı arayan bir kadının romanı olarak tanımlamak mümkün değil. Daha çok Emma'nin anneliği, hırsları, mutsuzluğu, hedefleri, pişmanlıkları, hayal kırıklıkları ve din ikileminde yaşadıklarının bir sonucu olarak eleştirebiliriz.
Ayrıca yazarın yaşadığı dönemin şartları altında kitabı yazması ve yargılanmış olmasına karşın tüm sistemi eleştirmesi kitabı okumak için başlı başına bir sebep olarak görülebilir.
Ekonomik zorlukların bir aileyi sürüklediği durumu açıkça gözler önüne seriyor. Aile içi ilişkilerin ne hale gelebileceğini ortaya çıkaran bir roman. Kesinlikle okunmalı.