İkinci Dünya savaşı yılları. İsviçre'ye yerleşen karı kocayı savaş makinesi yine bulur. Ferdinand'a gelen silah altına alma emri ile birlikte savaşın soğuk yüzü ve kendi iç hesaplaşmaları başlar. Bu roman anti-militarist bir roman olup Zweig'in dönemin savaş koşullarının insan üzerinde etkilerini yansıttığı güzel bir kitap.
Kemal Bilbaşar kalemini sevdiğim toplumsal gerçekçi bir yazar. İlk tanışmam Can Yayınların'dan Irgatların Öfkesi kitabı ile olmuştu. Bu kitabı da yine bize zamanın Türkiye'sinden kesitler sunuyor. Ağalık düzeni, cumhuriyetin ilk yılları, olan olaylar, sevdalar ve zulümlere yer vermiş. Yaşar Kemal'in İnce Memed serisini sevenlere bu kitabı öneririm
Tek solukta okuyacağınız muhteşem bir yapıt. Okurken kitapta geçen ressamların bahsedilen eserlerini de internet üzerinden incelemeniz kitabı sizin için daha da ilgi çekici hale getirecektir.
Her hezimette bir zafer gizli, her zaferde bir yol, her yolda bir netice var. İnsanoğlu hayal kurdukça yaşam motivesi buluyor. Kişisel Menkıbenizin peşinden koşun..
Kitabı okurken kafanızda şunu kurun; birden siz de dahil çevrenizdekilerin de kör olduğunu, bu körlüğün bulaşıcı olarak herkese zamanla bulaştığını, zamanla tüm sistemin çöktüğünü, şebekelerin çalışmadığını, yiyeceklerin azaldığını insanların adeta ilkel bir yaşama döndüğünü... Bir de bu kadar kör kalan insan arasında bir tane gören bir kadın olduğunu düşünün.. İyi okumalar