Evvel ölümden kıyametten korkardım. Ah yarabbim, kıyamet bizim başımıza kaç defa koptu da biz anlamadık. Ah o ne talihsiz ölü imiş ki dirilmiş. Diriler ölmeye çabalıyorlar.
Ben, şuurla cinnetin arasında bir mahluk olduğumu artık iyice anladım. Evet, iki hududun tamam arafındayım. Bir gün ya iki adım ileriye veya geriye yürüyerek ya akıllanacağım. Veya büsbütün çıldıracağım.
Akıllılık yaratılışa aykırıdır. Cinnet tabiatın kendisidir. Dengelemeye çalışılan bir kafa, çarkına zincir vurulan bir makineye benzer. Mademki kazana ateş veriyoruz, bırakmalı uzuv serbest işlesin. Fakat korkuyorsunuz, belki kırar, belki döker, belki yakar, belki keser... Lakin siz şuurlular dünyayı düzeltmek için yakıp yıkmıyor musunuz? Kesip boğmuyor musunuz? Söyleyiniz, Halik hangi şeyi sonsuza dek saklamak için yaratmıştır?