"Yerleşik insanlara biraz özgürlük özlemi taşımakla yükümlü, göçebe bir karakterin öyküsü Knulp."
O zamanlar kendini harcamış, yaşam denilen şeye tümüyle gözlerini kapamıştı. Bunun sonucu olarak toplumdan soyutlanmış, işi haylazlığa vurmuş, yaşamın dışında sadece bir seyirci konumunda bulunmuştu; gençlik döneminde sevilip aranmış, ama hastalık ve yaşlılık yıllarında tek başına kalmıştı. (syf.78)
Aslında hiçbir zaman yaşama gözlerini kapamadı Knulp. En çok o yaşadı, hem de sonuna kadar. Bir öğretmen ya da polis olmadı. Latince okulunu da bitirmedi. Babasıyla arası bozuldu. Aşık olduğu kız tarafından reddedildi. Çözümü yollarda buldu. Her dans edişinde, her akordeon çalışında, tanıştığı her yeni insanla daha çok yaşadı. 'Rahat yaşamak' dediğimiz şeyin evlenip çoluk çocuğa karışmak ya da sevmediği bir işte saç beyazlatmak olmadığını gösterdi. Bir insan hiçbir şeyi olmadan şehir şehir gezerek de rahat yaşayabilirdi. Her gittiği yerde onlarca dost ve güzel anı bırakarak. Çünkü onun kimseye zararı yoktu. Tek yaptığı etrafa biraz olsun çocuk gülüşü taşımaktı.
Hesse'nin okuduğum ilk kitabıydı, oldukça da keyifliydi.
KnulpHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20222,599 okunma
Alışkanlık ve içgüdü işe yaramaz hale gelmedikçe, doğa zekaya hiçbir zaman başvurmaz. Değişimin ve değişim gereksiniminin olmadığı yerde zeka da olmaz.
"Bu insanların huzurlu ve güvenli bir hayat sürdüklerini görünce, cinsiyetler arasındaki bu yakın benzerliğin beklenmedik bir şey olmadığını düşündüm; çünkü erkeğin gücü ile kadının uysallığı, aile kurumu, kadın ve erkek mesleklerinin farklılığı, bedensel güç çağının baskıcı zorunluluklarından başka bir şey değildir."