"Veba Geceleri" Orhan Pamuk'un okuduğum 8. kitabı oldu. Kitap, yazarın 5 yıl üzerinde çalıştığı ve bu pandemi sürecinde düzenlediği son kitabı, okuduğum en iyi Orhan Pamuk romanlarından birisiydi.
Şunu itiraf etmeliyim ki Orhan Pamuk'un akıcı bir dili yok ve bu yüzden birçok kesimin eleştirilerine maruz kalıyor, herkes Orhan Pamuk okuyamaz diyebiliriz. Onu asıl başarılı kılan şey oluşturduğu kurgudur. Kurgu olduğunu bildiğim halde anlattığı birçok şeyin doğruluğunu araştırıyorum ve bu onun gerçek bir romancı olduğunun göstergesidir.
Kitap padişah Abdülhamit'in yeğeni Pakize Sultan'ın Doktor olan eşi ile birlikte 1901 yılında Osmanlı'ya bağlı Minger Adası'nda başgösteren Veba salgınını kontrol altına almak için gönderilmesi ile başlıyor.
Eser Pakize Sultanın ablası Hatice Sultan'a adada olup bitenleri yazdığı mektuplardan esinlenerek oluşturulmuştur.
Pakize Sultan tahttan indirilip hapis hayatı yaşayan babası V. Murat'ın yanında onun gibi tutsak bir şekilde büyüyüyor ve evlendiriliyor. İlk seyahatini eşiyle birlikte Minger Adası'na yapıyor.
Hem siyaset ve aşk romanı hem yazarın salgın Karantina devlet ve birey konularını bir masal havası ile tartıştığı bu tarihi roman, konusu ile yaşadığımız günleri de Işık düşürüyor.
Oluşturduğu son derece realist kurgu gücüne hayran olduğum yazar yine çok başarılı bir eser ortaya koymuş. Her ne kadar bazı tarihi konuları uzatıp kimi yerlerde akışı monotonlaştırmış olsada bu bile olaya realite katıyor. Eser bu Pandemi sürecinde Yaşadığımız bir çok şeyin 1901 yılında da yaşanmış olması açısından kitabı ilginçleştiriyor.
İyi okumalar dilerim(: