Kevok

Kevok
@merivanizm
Distopik dünyasında ütopik bir karakter..
Yüksek Lisans
372 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Bir Yazgı Meselesi
9/10
·416 syf.·
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Nietzsche’nin ağladığı ama bizim Bruer ve Nietzsche’yle birlikte ağladığımız bir kitap. Gerçekten yazgımızı mı yaşıyoruz, yoksa yazgı dediğimiz şeye yüklediğimiz hayatı mı sürüyoruz? En başından bir
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
Reklam
Ah Martin...
10/10
·517 syf.·
Beğendi
·
2024 3. kitabı
Martin Eden... İşçi sınıfına ait ama sınıf değiştirmek isteyen bir genç. —Spoiler İçerir— Kitap Jack London'ın yarı otobiyografik eseridir. Denizci ve avare olarak yaşayan martinin birgün ruht adlı bir kıza aşık olmasıyla başlıyor. Aşkı uğruna tüm hayatını değiştiriyor ve Martini trajik sona götüren de bu ruht'a duyduğu masum aşkıydı. Martin sırf ruht'a layık olabilmek için sınıf değiştirip burjuva sınıfına geçmek için çok çalışıp yazar olmaya çalışıyor bu süreçte çok zor günler geçirip çok hor görülür herkes tarafından ama onu yıkan asıl ruht'un da bunlardan birisi olması. Sonunda Martin burjuva sınıfının en üst basamaklarına çıkıyor ama insanın aslında ne kadar değersiz ve kişiliğe değilde paraya, mevkiye göre yargılandıklarını gördükçe her şeyden kopuyor ve bu onu sona götürüyor. Burada Martin'in en büyük hatası bence hedefini araç olarak değilde amaç olarak görmesi maalesef hedeflerimiz amaçlarımıza dönüştüğünde onu elde ettikten sonra büyük bir boşluk hissi bizi kucaklıyor. Devamında ise depresyon ya da daha ilerisi Martin Edenin hazin sonu olabiliyor.. Kesinlikle böyle bitmesini istemediğim bir kitaptı Martini çok içselleştirmiştim bence herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir kitap kesinlikle okunmasını tavsiye ederim.
1000k
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
10/10
·360 syf.·
Beğendi
·
2022 18. kitabı
"Az yani 'A' dan 'Z' ye her şey..." Kitabı biraz tereddütle aldım. Çünkü yapılan yorumlarda çok fazla tesadüfün olduğundan dolayı inandırıcılığının az olduğu tarzı şeyler okudum. Ama ben bir romanın tesadüflerini pek te fazla yadırgamam. Çünkü her ne kadar realist kitapları sevsekte sonuçta roman demek kurgu demek bir yere kadar realite arayabiliriz. Bu konuya çok fazla takılıp tam realite arayan okuyucuları Müge Anlı izlemeye davet ediyorum:) Kitapta başında beni fazlasıyla rahatsız eden küfürler vardı ama geçenlerde konuştuğum bir psikolog arkadaşımın dediği şey aklıma geldi: Biz ne kadar küfürü sevmesek ve kullanmasak da böyle bir gerçek var ve biz Bunu görmezden Gelemeyiz. Kitapta o kadar travmatik şeyler yaşanıyor ki bir yerden sonra ne yazık ki küfürler normalleşiyor. Olay, 11 yaşındaki derdâ'nın bir tarikat şeyhinin oğlu ile evlendirilmesi ile başlayan bir kızın başına daha neler gelebilir diye kalbim atarken daha beterinin de gelmesiyle 40 yıllık hayatı... Diğer taraftan Derda isimli bir erkek çocuğunun yalnız ve acılı 40 yıllık yaşamı... iki hayatın sonunda anlamlı bir şekilde birleşmesidir. Çok anlamlı ve akıcı bir kitap okuyunca insana çok şey katabilecek bir kitap kesinlikle okunmasını tavsiye ediyorum.
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,8bin okunma
1/10
·590 syf.·
2022 16. kitabı
Yazarın okudugum ilk kitabıydı, ne yazık ki heyecanla tek solukta okuyacağımı sandığım kitap beni hayal kırıklığına uğrattı. Akıcı değildi belki sonda beni şaşırtır diye bitirdim ama şaşırtmadı. Kitabın konusuna gelirsek İstanbul'da yedi cinayet işleniyor ve işlenen cinayetler tarihi mekanlara bırakılması ve bu cinayetleri çözmeye çalışan Nevzat Başkomser ve ekibinin olayı çözmeye çalışırken başlarından geçen olayları konu ediniyor. Kitap, İstanbul'un kuruluşundan günümüze kadarki önemli tarihi olayları, bize bir polisiye roman çerçevesinde adeta tarih dersi verir gibi aktarması her ne kadar tarihi seven benim gibi birini bile bir yerden sonra çok sıktı. İnsan bir yerden sonra cinayete değilde anlatılan tarihi olaylara odaklanmış oluyor. Genel olarak yazarın üslubunu da beğenmedim ve çok fazla uzatılmış ne kadar uzatırsak iyidir düşüncesiyle yazılmış gibi. Pek tavsiye etmiyorum ama karar sizin:)
1000k
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943bin okunma
Puan vermedi·544 syf.·
2021 111. kitabı
"Veba Geceleri" Orhan Pamuk'un okuduğum 8. kitabı oldu. Kitap, yazarın 5 yıl üzerinde çalıştığı ve bu pandemi sürecinde düzenlediği son kitabı, okuduğum en iyi Orhan Pamuk romanlarından birisiydi. Şunu itiraf etmeliyim ki Orhan Pamuk'un akıcı bir dili yok ve bu yüzden birçok kesimin eleştirilerine maruz kalıyor, herkes Orhan Pamuk okuyamaz diyebiliriz. Onu asıl başarılı kılan şey oluşturduğu kurgudur. Kurgu olduğunu bildiğim halde anlattığı birçok şeyin doğruluğunu araştırıyorum ve bu onun gerçek bir romancı olduğunun göstergesidir. Kitap padişah Abdülhamit'in yeğeni Pakize Sultan'ın Doktor olan eşi ile birlikte 1901 yılında Osmanlı'ya bağlı Minger Adası'nda başgösteren Veba salgınını kontrol altına almak için gönderilmesi ile başlıyor. Eser Pakize Sultanın ablası Hatice Sultan'a adada olup bitenleri yazdığı mektuplardan esinlenerek oluşturulmuştur. Pakize Sultan tahttan indirilip hapis hayatı yaşayan babası V. Murat'ın yanında onun gibi tutsak bir şekilde büyüyüyor ve evlendiriliyor. İlk seyahatini eşiyle birlikte Minger Adası'na yapıyor. Hem siyaset ve aşk romanı hem yazarın salgın Karantina devlet ve birey konularını bir masal havası ile tartıştığı bu tarihi roman, konusu ile yaşadığımız günleri de Işık düşürüyor. Oluşturduğu son derece realist kurgu gücüne hayran olduğum yazar yine çok başarılı bir eser ortaya koymuş. Her ne kadar bazı tarihi konuları uzatıp kimi yerlerde akışı monotonlaştırmış olsada bu bile olaya realite katıyor. Eser bu Pandemi sürecinde Yaşadığımız bir çok şeyin 1901 yılında da yaşanmış olması açısından kitabı ilginçleştiriyor. İyi okumalar dilerim(:
Veba GeceleriOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20218,7bin okunma
Reklam