mert

mert
@merrdilo
Geçmişte okuduğum ve ileride okuyacağım bütün kitapları arşivleyeceğim yegâne ortamı bulmanın mutluluğunu yaşıyorum •mors certa vita incerta•
türk dili ve edebiyatı
175 okur puanı
Kasım 2021 tarihinde katıldı

mert

, bir kitap okudu
Puan vermedi·68 syf.··
2 saatte okudu
·
2024 9. kitabı
Ahmet Mithat Efendi
7.4/10 · 2.871 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·64 syf.··
2024 8. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2024 06:13
Ahmet Mithat'ı hem derslerimde hem de kitaplarında tanıdıkça Tanzimat Dönemi'nin neden çok sevilenleri arasına girdiğini daha iyi anlıyorum. Zira o dönemde yaşanan benzer kadın erkek ilişkilerini bu kadar açık ve binbir olayla kurgulayarak ortaya çıkaran çok yazar görülmez. Keyifle bitirdiğimi söylesem de Ahmet Mithat'ın bu eserinde, kalıplaşmış roman yazma algısını kırarken kafamı hafiften karıştırdığını da söylemekte yarar var. Ancak bu durumun sebebi, hikâyenin kurgusundaki bir mantık hatası değil benim okuyuşumdaki gelgitler diye yorumluyorum. Dikkatimizin kimi anlarda kesilmesi, hacimli veya hacimsiz fark etmeksizin, okuduğumuz yazılarda birtakım anlaşılmazlıklara yol açabiliyor işte. Bu yüzden bunu bir kenara bırakarak yazarın bu kitabındaki tutumunu belirtip incelememi kısaca bitirmek istiyorum. Yazının başında da söylediği gibi Ahmet Mithat o dönem için farklı olanı yapma peşinde. Bu farklılığın sebebini ise çok güzel ifade ediyor. Bizzat yazdığı cümlelerle belirtmem gerekirse bakın yazarımız bu durumu nasıl izah ediyor: "Bir vakanın tarihini yazarken nasıl ki evveliyatıyla filanıyla yazarlarsa hikâyeyi de o şekilde yazmaya her yazar kendisini mecbur bilmiştir. Bu da bir tür esaret değil midir? Esaret ise ilerleme için ayak bağı sayılmaz mı?" Yazarın karşı çıktığı bu görüşü çok sevdiğimi belirtmek isterim. O diğer yazarların aksine, neticeyi okurun eline başında verip hikâyenin giriş ve gelişmesini sona saklamayı tercih ederek bir risk almış ve bu riskinden dolayı eleştiriler alacağını bilse de kendine olan güveni bu riske değer olduğunu göstermiş. Sanatın her daim sınırlarını zorlama ve kalıplarını kırma yaklaşımı, yaşadığı dönemde toplumun yeniliğe açılmasını savunma peşinde, diğer yazarlara bir öncü olabilme tavrı gerçekten takdire şayan. Kendisine olan
Aşk
Ölüm Allah'ın EmriAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,304 okunma
Puan vermedi·32 syf.··
2024 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2024 08:39
Cumhuriyet'in ilanından yalnızca bir yıl sonra. Kazanılan temel haklar. Bu hakların ışığında özellikle kadınların içinde biriken isyanın dışa vurumu. Okuduğum bu kısa roman, bana bir saatlik müthiş bir keyif verdi! Dört yıllık içki yasağının uygulandığı 1924 yılında, Türk toplumunun içinde bulunduğu durum anlatılmaya ve anlaşılmaya değer bir dönemi ifade eder. Kadın haklarının henüz yeni yeni şekillendiği, her iki taraf için de bir hayli fırtınalı olayların baş gösterdiği ve özellikle dönemin ahlak ve yasa anlayışını sorguladığı bu kısa romanda Hüseyin Rahmi, kimi zaman öfke dolu bir dille kimi zaman argo ve hicivle açıkladığı görüşlerini okuyucularla paylaşmaktan çekinmeyen bir tavır sergiliyor. Yüzyıllardır erkeklerin egemen olduğu toplumlarda ki, bunu Osmanlı Dönemi'nde görmemek mümkün değil, kadının fıtratı itibarıyla hor görüldüğü, eğitimden yoksun bırakıldığı, okumasının o dönemde fahişe olarak damgalandığı bir yerde; eşlerinden ayrı sokağa bile çıkamadığı kapana kısılı bir dünyalarının olduğunu hesaba katacak olursak öfke duymamak elde değil. Ancak öfke duyulan meseleler bir yana, karakterimizin romanın gidişatında savunduğu birtakım görüşleri, kendisine hak verip vermeme konusunda bize eleştiriye açık bir kapı aralıyor. Bu yüzden baştan başlayarak genel bir sonuca varmakta yarar var. Roman, ilk başta belirttiğimiz gibi Cumhuriyet'in ilanından bir yıl sonra İstanbul'un bir semtinde geçer. İçki yasağının henüz başladığı, kimilerince haksız bir durum olarak görüldüğü bu kanun çerçevesinde, uyanlar olduğu kadar bu kuralı çiğnemeyi vazife olarak görenler de bulunur. Romanın baş karakterleri de bu vazifeyi en doğru şekilde gerçekleştirmek ümidiyle bir meyhaneye giderek geç saatlere değin alem yaparlar. Özellikle kadın karakterlerin sesi bir hayli yüksektir çünkü
Toplum
Meyhanede HanımlarHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,530 okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2024 6. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2024 06:37
Ne kadar çok eser okursak okuyalım daima birtakım muammalar ile kitabın kapağını kapatmış oluruz. Elbette bunun üzerine ne kadar kafa yorduğumuz, bir kitabı ne amaçla okuduğumuz veya özellikle kimin eserini seçtiğimiz gibi birtakım hususları da dikkate almak önemlidir. Ancak bu yazıda benim değinmek istediğim bu hususlardan çok aklımızda daima soru işareti ve tatlı birer bilmece olarak kalacak şeylerdir. Genelde arka plana atılan şeylerdir anlayacağınız.. Okuduğumuz her bir yazarın hayal âlemini düşündükçe aslında ne gibi zorluklarla mücadele ettiklerini daha iyi anlamış oluruz. Gelin düzensiz ve basit bir mantıkla neticeye ulaşalım: Sayfalarını çevirip sonucuna ulaştığımız, elle tutulur nesnelere kitap diyoruz. Belli bir numaralandırmaya sahip türlü bölümleri bulunur bu kitapların. Oluşturan kişilerinse belli bir yaşa ve tecrübeye sahip olduklarını, bu tecrübelere dayanarak kimi gerçek kimi kurgu anlatılar yarattıklarını biliyoruz. Özellikle bu noktaya dikkat kesilmek gerekir çünkü yaratılan şeyi umursamaktan daha mühim olanı, onun yaratılma sürecinde geçirdiği dönüşümdür; yaratıldığı esnada kullanıldığı özdür mühim olan. Çünkü ona hayat veren de bir düşünceyi okuyucuya katan da o özdür. Bizler bu dönüşümün sonunda ortaya çıkan neticeyi tutuyoruz elimizde; kimi edebî bir zevke ulaşmak için kimiyse bir düşünce âlemine dalma gayesiyle. Peki, onu yaratanı ne kadar merak ediyoruz? Doğup büyüdüğü evi, hangi sokaklarda nasıl bir ruh halinde dolaştığını, hangi mahallenin neyi meşhurmuş, neyiyle lanetlenmiş, kimi çok sevdiği hâlde kaybetmiş şu an taşı bile bulunmayan o virane evde? Sahip olduğu kültürün ne kadarını taşımış kendi içinde, ne kadarını katabilmiş yazdığı eserlerine? Hangi karakterini kendi gerçekliğinden birebir yaratmıştır, hangisi sahte? Niçin geçmişindeki
Edebiyat ve İnsan
Ömer'in ÇocukluğuMuallim Naci · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,9bin okunma