Kendi çapımda okumalar yapıyorum. Garip beyitler karalıyorum . Bi farklılık olsun diye okuduklarımı buraya ekliyorum. Düşüncelerimi yazıyorum her şey düzenli olmasada isteğimle oluyor
Yine bir geleneğe göre , mezar olarak seçilen tepede,açık çukurun başında batırın cesedini başları üstüne kaldırır ve ona dünyanın dört yanını gösterirlermiş: “Bak, bu senin nehrin! Bak bu senin göğün!Bak bu senin toprağın! Bak bu da biziz,seninle aynı kökten gelmiş Kırgızlar. Hepimiz seni uğurlamaya geldik. Huzur içinde yat!” Ve, gelecek nesiller yerlerini bilsin diye, mezarın başına büyük bir anıt-kaya dikerlermiş .
Her hazanda birbiri üzerine dökülen ağaç yaprakları gibi insanlar da birbiri ardına toprağa yatarak yok oluyor. Bu değişmez,umumi bir kanun… Niçin endişe etmeli? Şu dünyada erilen başka ne var? Hayat yalan… Ölüm hakikat…
Bir bahis üzerinde derinleştikçe o şeyin zihnindeki eski açıklığı da kaybolur. Büsbütün kavram karanlığı içinde kalır. Daha sonra en sade kelimelerin manalarını bile anlamayacak hale gelir.