Artik yapamam, dedi Lizzie. Martin şakaci bir tavirla:
Hadi canim, dedi. Sen sadece bir islik öttur,bak koşarak nasil geleck sana.
Lizzie: Onu demek istemedim, dedi.Martin onun ne demek istedigini biliyordu.Tam elveda diyecegi sirada, Lizzie ona dogru yasladi kendini ama bu yaslanmada ne zorlayici ne de ayartici bir taraf vardi. Sadece istekli, acizane bir yaslanişti bu. Martin'in yüreği titredi. O buyuk hoşgörürlügü galeyane geldi. Lizzie'yi kollarina alip öptu.Dudaklari üzerine konan öpüşün, bir erkeğin görebilecegi en gerçek öpucuk oldugunu biliyordu.
Lizzie: Tanrim diye içini çekti.Senin için ölebilirim. Ölebilirim senin için... Kendini Martinden koparircasina çekip aldi ve merdivenleri koşarcasina cikti...Martin gözlerinin dolu dolu olduğunu his etti.Kendi kendine konuşarak:Martin Eden dedi. Sen zalim bir insam olmadiğin halde Allah'ın belasi zavalli bir nice'cisin, eger elinden gelse, onunla evlenip, onum titreyem kalbini mutlulukla doldururdun. Ama yapamazsin, yapamazsin....