Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı hem aptallık, hem inanç devriydi hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğru cennete gidecektik ya da tam öteki yana.
Benim için seri kitaplarda başlıca kriter son kitaptır, sanki son kitaba puan verirken tüm seriyi değerlendiriyormuş hissine kapılırım. İlk iki kitabı çok ama çok sevmiş olsam da maalesef bu kitaptan beklediğimi alamadım. Tamam beklentilerim çok büyük olabilir ama benim aradığım sürekli yolda olduğumuz bir hikaye değildi, her ne kadar bunun üzerine şekillenmiş olsa da. Hadi sürekli yoldayız diyelim bence çok büyük başlıca hatalar var. En büyük ve en kritik hata kitapta o inanılmaz kudretli her şeyden haberdar olan en güçlü varlık en süper kötümüz bizim iki kişiyi tutamaz bulamazken ve bununla da kalmayıp tüm bu hikayelerin Gollum’un ayağının kayıp düşmesi ile sonuçlanması beni çok büyük hayal kırıklığına uğrattı.
Genel olarak ikinci kitaptaki bu ayrılma senaryosunu beğenmiştim ekibimizin farklı taraflara dağılıp macelarını yaşamaları hoş gelmişti ama bu durum final kitabında da devam edince bana fazla geldi, yani yüzük kardeşliği birinci kitabın sonlarında birleştikten sonra ayrılıyorlar ve bir daha tüm seri boyu bir araya gelmiyolar. Biz en önemli olaylarda Sam ve Frodo’yu yalnız başına görüyoruz.
Sevmediğim bir diğer şey şu ki final kitabının büyük bir çoğunluğu savaş sahneleri ile geçiyor ama bi yerden sonra o kadar fazla geliyor ki bence bu sahneler okuyucuya geçmiyor. İlk kitaplardaki o akıcılık tamamen kaybolmuş durumda. Merak unsurlarını git gide kaybeden bir seri haline geldi bana göre.
İlk kitabını bayılarak okuduğum ikinci kitabını çok çok sevdiğim bu serinin son kitabı beni hayal kırıklığına uğrattı.