Çok okur ama çok bilmez. İstanbullu. Orta yaşlı. İçe dönük biriyim. Hobilerimden bazıları okumak, yürümek ve sanatı izlemek. Fobilerimden bazıları kadınlar, işsizlik ve muhtaçlık.
Zamanınız çok bolsa bile bu kitap için harcamayın bence çünkü klasik kişisel gelişim kitabı. Şunu yap, bunu yapma diyor. Ben bilirimci, öğretmen modunda. Zararlı düşünceler olmasa bile bilinenlerin tekrarı bıktırır. Ben beğenmedim.
İnsanın gelişme çizgisini ve evrimini örneklerle anlatan İsrailli yazar oldukça akıcı bir üsluba sahip. Okunması gereken kitaplardan biri. Popüler olduğundan uzak duruyordum ama çok ilginç bilgiler veriyor. Siyasi bir kaç görüşü dışında kafa karıştıran bir yanı yok. Kapitalizmi, liberalizmi, komünizmi ideoloji yerine din sınıfına sokması bence hatalı ama kitabın geneli dayanaklı ve kanıtlı düşüncelerden oluşmuş.
Çok ilginç bir konusu var. Çevirisi kusursuz. Çehov'un doktor oluşu konuyu, belki de olayı etkilemiştir. Bir solukta okunan kitaplardan. Delilik ve akıl hastaneleri ilginizi çekiyorsa seversiniz bence.
Kısa yazılardan oluşan kitapta öne çıkan nokta Nazım Hikmet Ran'ın çoğu yazıda yer alması. Sunay Akın'ın kendine has üslubu sürüklüyor okuru. İstanbul'un fethi hakkında Bizanslı yazarın yazdıklarının aktarıldığı kısım çok çarpıcı oldu. Bana Fatih Sultan Mehmed'in neredeyse kan dökmeden İstanbul'u fethettiği anlatılmıştı okullarda. Kazın ayağı hiç de öyle değilmiş. Öğrenmek için okuyanların ilgisini çekecektir bu eser.
Mimarlık eğitimi alan yazarın yaşamı anlatılıyor. Polemiklerinden, ailesine, eğitimine, gezilerine, sinema tutkusunun oluşma sürecine ilişkin farklı konular açıklığa kavuşturulmuş. Soru cevap şeklinde ilerlemişler. Söyleşiyi Rıza Kıraç yapmış. Atilla Dorsay'ı tanımak isteyenler için yeterli bir kaynak. Bölüm bölüm olduğundan konular da karışmıyor pek. Sinema tarihimizden önemli figürler hakkında fotoğraf ve anılar paylaşılmış.