Hiçbir çekince duymadan deliler gibi ağlamaya başladım; beni anladığından emindim ve içimde öyle ani bir kıpırtı, öyle acı dolu bir sarsıntı oldu ki, sanki gözyaşlarım uzun süre saklanmış kristal bir eşyanın parçalarıydı ve o ani sarsıntıyla, bir anda bin parçaya bölünmüşlerdi.
Bütün çocuklar karanlıktan korkar ve ben de korkuyorum. Çünkü benim için karanlık, oyun için gözlerime taktığım ve bir daha çıkaramayacağım bir fular gibi.
Ayakkabı vurduğunda ayağının arkasında bir yara açılır, çorap giydiğinde o yara çoraba yapışır, çorabı çıkarttığında kabuk kopar ve tekrar kanar. İyileşmesi zaman alır. Ayakkabıyı çorapsız giyemezsin, çorapla giysen yine yapışır. Aile yaraları biraz böyledir. Yürümekten vazgeçemezsin ve attığın her adımda canını acıtmaya devam eder.