Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yan yana olduğumuz insanları asla tam anlamıyla tanıyamayız, değil mi?
İnsan kendini bile tanıyamıyor.
İçimde pek çok Ana olduğunu fark ediyorum, gidenler ve gelenler, utangaç olanlar ve girişken olanlar...
Kamusal figür Ana, belediye başkanı Ana. Giuseppe'nin karısı Ana. Claudia'nın annesi Ana...
... Bazen karşılaşıp birbirlerine suç ortağıymışçasına selam veriyorlar. Bazen de kavgaya tutuşuyorlar. Doğrusu, gerçekte hangisi olduğumu ben de her zaman bilemiyorum.
Er geç öğreneceğim. Bu sırada tüm bu Ana'lar arasındaki uzlaşıyı sağlamaya çalışıyorum.
''Yaşadığım İstanbul'' kitabı ile tanıştığım Selim İleri'ye sahaflardan görüp aldığım ''İstanbul Mayıs'ta Bir Akşamdı'' ile devam ediyorum.
Kitaptan birçok konu hakkında farklı bilgiler edindim. Yani verimli bir okuma sürecinden çıktığımı söyleyebilirim. Kitap 'bence' okuması zor ya da ağır bir kitap değil, bu yorumu şezlongda dahi kitabı okumaya devam eden biri olarak söylüyorum. Ama tabi benimki gibi bir tercihte bulunmayabilirsiniz. :)
Kitabı okurken sürekli hayıflanıyor insan; keşke ben de İstanbul'un henüz bozulmamış o dokusunu görebilseydim diyor. Ben de o sokaklarda yürüyebilseydim, kalabalıklaşmamış İstanbul'u görüp nostaljik anlar yaşayabilseydim, plajlarına gidebilseydim... Babam da bazı zamanlar anlatır; burası boş alandı, top oynardık; burada yazlık sinema vardı; yürüyerek falanca yere giderdik, uzak gibi değildi gibi... İnsanlar daha kibardı, göçle gelmiş olanlar da hemen uyum sağlarlardı der. Bir de bahçeler varmış tabi, zamanında bizim evimizin bir bahçesi varmış mesela. Apartmanlaşma olayı çok yanlış anlaşılmış düşüncesindeyim. Bir de bazı tarihi yapılarımızı nasıl da koruyamamışız, şehirleşmemiz nasıl da yanlış olmuş diye üzülüyor insan. İstanbul tarihi ve kültürel dokusuyla eşsiz bir şehir; turistik destinasyon olarak resmen bir hazine ve bizim. Değerini bilmemiz ve bu dokuya sahip çıkmamız lazım; en basitinden tarihi eserlerimize saçma aşk sözleri ile hasar verenleri düşünelim. :(
Buraya bir alıntı da bırakayım:
#213866453
Şimdi gelelim kitaptan kazanımlara.
İhsan Raif Hanım'ı duymuş muydunuz? Peki ''Kimseye Etmem Şikayet'' desem? Evet; İhsan Raif Hanım bu yüreğe dokunan şarkıdaki dizelerin sahibi olan şair. Hem de bu dizeleri yazıya döktüğünde henüz on üç yaşındaymış. Selim İleri, İhsan Raif Hanım için hüznü ağır,