Keşke birileri bana aşkın eziyet olmadığını söylemiş olsaydı. Çünkü ben aşkın seni ikiye bölecek, kalbini kıracak ve onu en kötü biçimde bırakacak bir şey olması gerektiğini düşünüyordum. Aşkın bombalardan, gözyaşlarından ve kandan oluştuğunu sanıyordum. Seni ağırlaştırması değil hafifletmesi gerektiğini bilmiyordum. Aşkı bir savaş sanıyordum. Onun… onun barış olması gerektiğini bilmiyordum.
Ne garip bir başkasının buyruğu altında hissetmek; ama bir yandan da ne kadar sıradan. Kimse başkalarından bağımsız olamayacağına göre ne diye karşı koymaktan vazgeçmiyoruz diye düşündü, niçin öbür yöne doğru koşmuyor, her şeyimizde insanlara bağlı olmuyor, onların bize bağlı olmasına izin vermiyoruz ki, ne çıkar bundan. Biliyor kendisini sevdiğini, artık şüphe etmiyor.
Ölmeyi gerçekten dilediği zamanlar oldu Connell’ın, ama Marianne’in kendisini unutmasını asla tüm yüreğiyle istemedi. Connell’ın kendine ait muhafaza etmek istediği tek parça da, Marianne’in içinde var olan parçası zaten.