Sınıf kavgasının siyasal boyutunu ise, anayasa ve seçim kanunu tartışmaları, “referandum” adı altında yapılan plebisit oylamaları, dinin siyasete alet edilmesi, darbe girişimi vb. başlıklar altında biz de yaşıyoruz.
Biliyoruz ki yaşadığımız dönemde egemen sınıfların baskıları çok daha organize, çok daha güçlü ve çok daha riyâkâr bir şekilde kendini hissettirmektedir.
Bu süreç, yurttaşlığın mülkiyete dayandığı burjuva toplumlarında proletaryayı ocaksız ve mülksüz kılıyor ve bu şekilde onları aynı zamanda “vatansız” statüsüne indirgiyordu.