Gürpınar'ın şahsına münhasır keyifli eserlerinden biri daha. Mutlaka tanışmalı. Sadece kitabın son sayfasında konu Enver Paşa’ya nasıl ve neden geldi? Ne gerek vardı? sormadan edemedim.
Kitabın özüne söylenecek bir söz yok lâkin anlatım o kadar basitki “İçeriye girdi çantasını masaya koydu sonra bana baktı- ben dedim- o dedi- dedim dedi- gibi telaffuzlar o kadar çok ve yansıtılmaya çalışılan aşk o kadar baygınki biran önce okuyup bitirmek istedim.Edebi anlamda hiç bir katkısı yok ama yakın geçmişte yaşanan bu zulmü bilmek ve unutmamak adına okunabilir yahut hakkında araştırma yapılabilir.
Kesinlikle yeterli değil özetin başlığı gibi bir derleme olmuş, internette daha fazla bilgiye sahip olabilirsiniz, 10 cildin tamamını okuyabileceğim günü sabırsızlıkla bekliyorum.
Benim hayalimdeki Frankenstein’ dan tamamen farklı bir yaratığın hikâyesini okudum, masum bir bebeğin sevgisizlik ve kötülüklerle karşılaştığında nasılda canavara dönüştüğünü açıklıyor. Eserde dikkat çeken bir husus da, yazarın Türk tüccara bir isim vermek yerine “Hain Türk” diye bahsetmesi, “Türkiye’de yaşamak fikri onda nefret uyandırıyordu.” gibi bir çok cümleden Türk düşmanı olduğunu görüyor ve yazarı selamlıyoruz.
Selçuklu hanedan üyelerinin gerçek düşmanları ile değilde sık sık kendi aralarında (kardeş,amca,yeğen) çatışmaya girmesi ile biten bir devlet…
Bir çok yerinde yazım hatası olmasına rağmen gayet akıcı bir şekilde anlatılmış.