En çok kaçtığım şeye koşarken buldum kendimi.
Kızdım bir çocuğa ifadesiz diye. Tiksindim bir insandan fazla nemrut diye. Yine aşağıladım herkesi fazla cahil diye.
Gördüklerim, hissettiklerim, konuştuklarım hala karışıklık içinde. Bir savaş var sanki içlerinde. Bir ima, bir hakaret var en temiz yüzlerde. Dostumda bile bir suçlama var sanki iyiliği düşünürmüşçesine.
Kaçtığıma sığındım yine. Uzaklaşıyorum kendimden. Hiç istemediğim bir insan oldum. Fazla acımasız , fazla umarsız. Sıkıldım ben hayattan. Hep aynı serüven, her gün bilindik heyecan. Bir gezi ister ruhum. Ama yolculuk o kadar yıkıcı ki. Gönlüm o kadar boşta, benliğim o kadar kayıp ki.
Vazgeçemedim bu paranoyakça fikirlerden, fiillerden. Ruhumdan tarifsiz bir oluşum sancısı, varlığın ayıbı.
Başucumda bir ölüm kitabı…