Mavi bir sessizlik çöker içime,
Dağ gibi durur kalbimde hasret,
Yaklaştıkça uzaklaşan bir imkansızlık yaşamak.
Mavi, artık gelecek değil
İçime çöken soğuk bir boşluk.
Sarı bir akşam vurur ayrılığa,
Güneş batarken artar imkânsızlık.
Aşk, ölümle sınanır bazen,
Yaşamak cesaret ister, susmak kadar.
Sarı bir ışık bile kurtaramaz geceyi,
Hasret çürür zamanın kıyısında.
Aşk, imkânsızlığın en ağır biçimi,
Yaşarken ölmeyi öğretir insana.
Deniz anlatır, dağ susar,
İkisi de bilir beklemeyi.
Dostluk gibi sessiz,
Güven gibi derin bir şeydir bu.
Ölüm bir ihtimal değil artık,
Bir alışkanlık gibi durur yanı başımda.
Dostluk kırılır sessizlikten,
Güven en derin yerinden kanar.
Bazı duygular kavuşamaz belki,
Ama eksik de kalmaz hiçbir yürekte.
Maviye bakamam eskisi gibi,
Deniz yüzüme vurur yaşamanın yokluğunu.