Merves

Merves
@mervesmn
Kuş ölür, sen uçuşu hatırla... Kuşlarını alıp gidiyor gök. En saçmalar…
Hepimiz bazen birileriyle o kadar yakınlaşırız ki dostluğumuzu ya da kardeşliğimizi hiçbir şey engellemiyormuş gibi görünür; bizi ayıran küçücük bir köprü vardır, hepsi o kadar. Ama tam sen bu köprüye adım atacakken sana şu soruyu sorsam: Bu köprüyü geçip bana gelir misin? İşte o anda artık bunu istemeyiverirsin; sorumu tekrarlasam öylece suskun kalırsın. O andan itibaren aramıza dağlar ve azgın nehirler girer; bizi ayıran ve birbirimize yabancılaştıran duvarlar örülüverir önümüzde ve bir araya gelmek istesek de artık yapamayız. Ama o küçücük köprüyü düşündüğünde, sözcüklere sığmayacak kadar büyüyüverir gözünde; yutkunur ve şaşar kalırsın.
Sayfa 125·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Saçmalamalar
En büyük korkulardan biriymiş unutmak. Bir anı gözümde canlanmadığı zaman geçmişe olan ihanetim üzüyor beni. Hatırlamayı en büyük suç gören yazarlar. Asıl unutmakmış en ağır yük. Gökyüzünün güzelliğini, bir şairin sözlerini, tebessümle hatırlanacak bir olayın detaylarını silmekmiş ağır olan. Unuttukça aynı acılar filizlenir çünkü. Kalp aynı yerden acır, aynı şokları yaşar düşüncelerin. Aslında bir kalkandır güçlü bir hafıza. Saygı mı yoksa geçmişe. Ben yine kendi içimde kavgalara yakalandıkça çözülemez yollara giriyorum. Açık olamadım hiç bir zaman. Kapatalım yine anılara gidelim. Çocukluğa, o sahile, o kasabaya inelim. Güzel şeyleri düşünelim. Unutmayalım. Olmamış sözler söyleyelim . Acıları koyamayalım bir noktaya. Ne zaman üzüntünün üstünü örtersen o zaman yeni hayata başlarsın mutlulukla. Benim sorunum unutmaktan korkmak. Ya üstünü örtersem hatırlamazsam bir daha. En büyük ihanet değil mi bu maziye. Sonuç olarak bizden bir dünya olmaz. Bir bataklık hayatımız. Geçmiş var olsun ruhumuzda. Yeni anılara yer kalsın acısızca. Unutulmasın yüzler, sözler, gözler. Silinmesin anılar, acılar.
Sızıyor sessizce kendi derinine Çıkışını bulamayan sular. İnsan aynı türküyü aynı içtenlikle Söyleyemiyor ki uzun zaman Böyle karşılıksız yankısız Değişiyor usul usul eski duygular. Biliyor musun kalbim artık Bir kuş gibi çırpınarak pencere önlerinde Titrek kanatlarıyla umudun Düşmüyor bekleyişin hayal camlarına Gelmene yakın saatlerde. Hayat dolduruyor her boşluğu kendince Bir başka başlangıçla Tutuşmak üzere yeniden Pembe üflemeleriyle bir ince soluğun Soğuyor acılar bile..
Sayfa 91·Kitabı okudu
Saçmalamalar
En güzel mevsimlerde ve en uzun çizgilerde, Sonu denizli yollarda görüyoruz kendimizi Fakat mutlu olamıyoruz. Bizim ensemizde tutkumuz, Gençliğimiz tren garında bekliyor son yolculuğu. Özlemek sanki karanlık gökyüzünü sarmak. Yokluktan varlığa bir büyük adım. Sanki geriye doğru bir kaçışla. Kocaman bir balkonda solmuş çiçeklerle umut doluyuz. Bu kadar umudumuz. Fabrika dumanı izlerken gözlerimiz, nasıl da sanat dolu olur bakışlarımız! Anda kalıp kalp tüketiyoruz. Bir aylık tatil bekleyerek mutsuzluk geçiriyoruz. Meraksız çocuklar çağındayız nasıl umut dolsun içimiz.

Merves

, bir kitap okudu
Puan vermedi·56 syf.·
2025 2. kitabı
Stefan Zweig
7.6/10 · 20,5bin okunma
Reklam