tek özgürlüğümüz acı ile zevk arasında seçim yapmaktı. madem ki her şeyin anlamsız oluşu yazgımızdı, bu anlamsızlığı bir safra gibi taşımamak, onun zevkini çıkarmayı bilmek gerekirdi .
bir tek şehirde, bir tek kasabada bir tek elektrik ampulü yanmıyordu. hiçbir vilayette bir fabrika bacası tütmüyordu. bütün vilayetler fabrikasız, tamirhanesiz, hatta mektepsiz, hastanesizdi. biz harbe bu şekilde girmiştik.