"Ailelerimizin ve toplumumuzun kuralları biz kadınların kendimizi, diğerlerinin istek ve beklentilerinden farklı şekilde tanımlamamızı güçleştiriyor ve önceliği kendi yaşamlarımızın niteliğine ya da yönüne verdiğimizde, diğerlerinden gelen olumsuz tepkiler kendimizi huzursuz ve suçlu hissetmemize neden oluyor. Eğer öfkemizi, giriştiğimiz tüm önemli ilişkilerde kendimizi açıkça tanımlamak için kullanmaz ve duygularımızla oldukları gibi başa çıkmazsak bu sorumluluğu bizim yerimize üstlenecek başka birisi olmayacaktır."
"Kendi duygularınızla yüzleşmeden karşınızdaki kişilerin gerçekte kim olduğunu dahi anlayamazsınız, çünkü onlara çarpıtılmış algılamanızla ve halledilmemiş meselelerinizin yarattığı duygularla bakarsınız. Duygu aktarımı olmadan insanları net bir biçimde gördüğünüzde, bu kişilere nasıl davranmanız gerektiğini de bilirsiniz."
"Sevgi, diğer insanların seçimlerini kendi seçimlerimiz gibi sevebildiğimizde gerçekleşir. Ama sevgi tek bir yaşantı değil süreçtir. İnsanın kendisini savunmasızca ortaya koyabilmiş olmasının acılarını ve zaferini içeren bir süreç."