Emile Zola,modern toplumda insanın ölürken bile yalnızlığa mahkum olduğunu,sevdiklerimizin yaşamlarını sürdürebilmek için hayatın olağan hızına yetişmek kaygısında oluşlarını çok gerçekçi şekilde aktarabilmiş.yazarın vurgulamak istediği diğer şey ise hayata yetişmeye çalışırken bizim için en değerli olan şeyleri,bir daha elde edememek üzere kaybedebiliriz fakat bu noktada yazar bize kitaptaki karakterlerin acı veren pişmanlıklarını ve geri getirilemeyecek anların hüznünü yaşayışlarını değil de,hayatlarına kaldıkları yerden,oldukça yüzeysel bi yerden devam edişlerini göstermiş,böylece modern toplumun insanın duygularını körelttiğini,acıyı ve hüznü yaşanacak bir şeyden ziyade,öylesine görmezden gelinecek bir şeye dönüştürdüğünü düşünmek de benim için kaçınılmaz oldu…