Üstümüze bir uğursuzluk çöktü sanki, nereye baksam ya da olup
bitenlerden hangisini anlamaya çalışsam bunalıyorum. Hem öyle bir
bunalıyorum ki, çekip gitmek geliyor İçimden; çekip gitmek ve bir daha
hiç mi hiç dönmemek...”
Göz göre göre yok olmuştu o; kendi görünürlüğünün derinliklerine çekilmişti. Her gün her yerde karşılaşılacaktı eskisi gibi, sesi işitilip kokusu duyulacak, ama asla ona ulaşılamayacaktı. Herhalde kendi varlığına karışarak yok olmak en akıllıca yöntemdi.