Meryem

Meryem
@meryemydn
"Şarkılar mutlaka hüzün getirir en neşelileri bile Türküler mutlaka umut, en acıklıları bile"
Sayfa 292
Reklam
Bir mısra için insan kuşların nasıl uçtuğunu hissetmelidir.
Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar ben yaşarken koptu tufan  ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kainat her şeyi gördüm içim rahat gök yarıldı, çamura can verildi linç edilmem için artık bütün deliller elde
Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim. Ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın başından başlayabilirim.
Hayır, Behçet bey ne bir sanat meraklısı, ne de koleksiyoncu idi. O, sadece, şairdi. Onun için orijinal, hattâ nadir eşanın büyük bir mânası yoktu. Güzel inhinalı, yumuşak çizgiler, girift ve ince halezonlar birbirini kovalasın, iyi kabartılmış şekiller bu çizgi arabeskinin arasında birbirleriyle kucaklaşsın ve renkler gözlerinin önünde o sıcak ve sarhoş rakıslarını yapsınlar, onu oldukları yerden alsınlar, kendi yaşanmamış hayatından başka yere, ya eskiye yahut uzağa götürsünler... Bu elverirdi. Onun bütün bu eşyadan istediği şey, hulyasına bir çerçeve olmaları, ona br firar kapısı açmalarıydı.
Sayfa 20·Kitabı okuyor
Reklam