"Bazen düşünüyorum, ne garip mahluklarız? Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız?"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kadınlar hakkında güzel şeyler söyleriz, ama içten içe onların, en azından çoğunun, sınırlı varlıklar olduğunu biliriz. Onlara işlevsel yetilerinden ötürü saygı duyarız, ama bu yetilerden yararlanırken bile saygısızlık ederiz; dikkatle koruyup kolladıkları erdemlerine saygı duyarız, ama davranışlarımızla bu erdeme ne kadar az önem verdiğimizi gösteririz; onları tamamen kendi kararımızla belirlediğimiz ücretler karşılığında hayat boyu bize bağlı kılıp, anneliğin gerektirdiği geçici görevler haricinde işleri güçleri her açıdan bizim ihtiyaçlarımıza koşturmak olacak şekilde en kolay hizmetkârlar haline getiren saptırılmış annelik faaliyetlerinden ötürü onlara saygı duyarız. Ah, onlara saygı duyarız, ama "yerlerini bilirlerse"
"Öfkelenmem gereken yerde sessiz kalırsam sabırlı, gülmem gereken yerde kendimi tutarsam ölçülü, ağlamam gereken yerde de suskun durursam güçlü sayılıyordum. Sükût sahiden altındı. Buna karşılık "teşekkür ederim" ve "özür dilerim" ifadelerini bir alışkanlık gibi dilimden hiç düşürmemeliydim."
"Acıyı çekerken çekiyorsun, anlatırken gözyaşların senden önce konuşuyor. Yıllar içinde alışıyorsun, her geçen gün daha çok alışıyorsun.Bir zaman sonra başkasının hikâyesi gibi anlatmaya başlıyorsun, sanki sen yaşamamışsın, sanki sen çekmemişsin gibi."