#neokudum
6/10
·216 syf.··
2026 41. kitabı
Kedi Gezegeni benim için biraz zorlayıcı bir okuma oldu. Açıkçası bu kitabı bir bilim kurgu romanı beklentisiyle elime almıştım. Özellikle başlarda kedi-insanların yaşadığı dünya ve kurulan evren ilgimi çekti. Farklı ve ilginç bir kurgu okuyacağımı düşündüm. Ancak kitap ilerledikçe bilim kurgu tarafı geri planda kaldı ve yerini yoğun bir toplumsal-siyasal eleştiriye bıraktı. Eğitim, savaş, yozlaşma, toplum yapısı gibi birçok konu üzerinden güçlü eleştiriler yapılıyor. Verilmek istenen mesajlar net, anlatım anlaşılır ve karmaşık değil; yazarın neyi eleştirdiğini rahatlıkla görebiliyorsunuz. Sorun tamamen benim okuma zevkimle ilgiliydi. Ben mesajını daha çok kurgu ve olay örgüsünün içine yedirerek anlatan kitapları seviyorum. Burada ise eleştiri tarafı o kadar baskındı ki bir noktadan sonra kurgu geri planda kaldı. Bu yüzden kitap beni oldukça sıktı ve sonlara doğru bitirmekte zorlandım. Kitap, anlatmak istediği şeyi başarılı şekilde aktaran bir eser. Sadece benim okuma zevkime hitap etmedi. Toplumsal eleştiri ve alegorik anlatımları sevenler muhtemelen çok daha fazla keyif alacaktır. Kedi Gezegeni
1000Kitap
Kedi GezegeniLao She · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,191 okunma
Küçük Prens İncelemesi
Puan vermedi
Küçük Prens'i, çoğu kişi çocuk kitabı olarak görür. Halbuki yetişkinler için de anlamlı mesajlar taşıyan bu kitap, günlük hayatta karşılaştığımız insanlara da göndermeler yapar. Kitap, gezegenler arası yolculuk yapan bir çocuğun hikayesini anlatır görünürde ama içine girince çok güzel mesajlar taşıdığını fark edersiniz. Dünyaya çocukların gözünden bakmak ve büyüdükçe kaybettiğimiz şeyleri bir kitapta bulmak, çok etkileyici. Bu yüzden günümüzde her yaştan okurun beğenisini kazanıyor. Bu kitap hakkında ne söylesem eksik kalacağını hissediyorum. İçindeki çoğu sözün üzerine günlerce konuşulur zaten. O yüzden okuyup hayata bakışınızda oluşacak değişimleri kendiniz görün. Keyifli okumalar:)
Düşünce
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280,2bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kafka Bey, Bu Ne Kasvet?
Puan vermedi·64 syf.··
2026 28. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 10:35
Hayatımda ilk defa bir kitabın bitsin diye gözünün içine baktım; Kafka’nın bu eseri benim için tam bir sabır sınavı oldu.Akıcı kurgulara ve net mesajlar veren edebiyata alışmış veya alışmaya çalışan bir okur olarak, bu 14 öykünün boğucu kabus atmosferi ruhumu daralttı. Net bir sona bağlanmayan absürt olaylar ve karakterlerle bağ kurulamayan tekinsiz anlatım, günümüzün hızlı dünyasında edebi bir hazdan ziyade sadece vakit kaybı gibi hissettiriyor. Edebi değerine, yazıldığı dönemin şartlarına ya da psikolojik derinliğine saygı duyabilirim; ancak bugünün penceresinden baktığımda, Bir Köy Hekimi benim için edebi bir hazdan ziyade, bir an önce bitmesini umut ettiğim kasvetli bir görevden fazlası olamadı. Dipnot: Bu inceleme tamamen kişisel bir okuma deneyiminin ve bugünün dünyasından bakan bir okurun samimi hissiyatının ürünüdür. Amacım eserin edebi büyüklüğünü gölgelemek değil, bana hissettirdiği o ağır ve boğucu etkiyi dürüstçe paylaşmaktır. Sürçülisan ettiysek, farklı düşünen tüm edebiyatseverlerden şimdiden affola.
Bir Köy HekimiFranz Kafka · KAPRA YAYINCILIK · 20214,471 okunma
Polisiye
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 75. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 09:19
"Benim Canım Ailem" (Başkomiser Galip Hikâyeleri), Çağatay Yaşmut imzasını taşıyan ve üç hikâyeden oluşan etkileyici bir eser. Kitaba adını veren hikâye "Benim Canım Ailem", yıllar önce Doğu bir şehirde yaşanan sarsıcı olaylarla başlıyor. Küçük bir kız çocuğu hastalanarak hayatını kaybediyor, iki gün sonra bir başka kız çocuğu ailesi tarafından tren raylarına bırakılarak öldürülmek isteniyor. Tren istasyonunda görevli bir kişinin olaya tanık olması, kaderin akışını değiştiriyor. Hikâye günümüzde İstanbul'da devam ederken, peş peşe işlenen cinayetler, olay yerinde görüldüğü söylenen başörtülü ve siyah gözlüklü gizemli kadını soruşturmanın kilit noktası. Başkomiser Galip ve ekibi bu kadının izini sürerken, geçmişte yaşananlarla bugünün cinayetleri ustalıkla birbirine bağlanıyor. Yazar, aile içi istismar, bireysel travmalar ve toplumsal yaraları polisiye kurgunun içine son derece başarılı bir şekilde yerleştirirken, olay örgüsünü de merakı diri tutacak bir ustalıkla örüyor. "Katil acaba o mu, yoksa bu mu?" diye düşünürken, finalde çıkan beklenmedik isim, okuyucuya ters köşe etkisi yapıyor. Polisiye türünde güçlü bir kurgu ve derin toplumsal mesajlar arayanlar için akılda kalıcı bir hikâye. Hikâye "Olaylar": Polisiye kurgunun en güçlü yanlarından biri olan gerçekçilik duygusunu ilk sayfalardan itibaren hissettiriyor. Cinayet Masası, savcılık ve olay yeri inceleme ekipleri, soruşturmaya alınan kişiler arasındaki diyaloglar son derece doğal ve inandırıcı ilerliyor. İlk cinayetin işlendiği olay yerinde üzerinde "1 Numara" yazılı kâğıt bulunuyor. İlk şüpheliler maktulün ortağı ve oğlu olsa da, cinayet saatinde nerede olduklarını tanıklarla kanıtlamaları üzerine Başkomiser Galip ve yardımcısı Serdar yeni ipuçlarının peşine düşüyor. Soruşturma devam ederken, ikinci cinayet
1000Kitap
Benim Canım AilemÇağatay Yaşmut · Oğlak Yayınları · 201958 okunma
Puan vermedi
Yıllar evvel ilk okuduğumda Bu mu yani dediğim ve esasında Kitabı çok iyi anladığını söyleyip Çok acayip şekillerde öven kimselerin, ( küçümsemek için demiyorum ama yaptığımı gözleme göre ) Ömrü billah sadece 3/5 kitap okuduklarını fark ettim. İnceleme yazmak istediğimde Kitabı tam olarak hatırlamayınca böyle olmaz deyip İnceleme yazmak için Dur bir kez daha okuyayım deyip Akşam üzeri bir kez daha okudum. Uzun bir zamandan sonra Bir kez daha okuyup Kitap hakkında aynı düşüncede olduğumu anlayınca, Bu kitabı Yere göğe sığdıramayan kimselerin Neden ve nasıl bu kitabı Yere ve göğe sığdıramadığını Düşüne durduğum sıralarda Bu hüznüm bana bu sırada meşhur deyişi hatırlatıp " Zihinler de Uyuşmuş ” galiba diye Düşündürmüş ve aradan geçen Uzun bir zamanın ardından bir kez daha okuyup
İnceleme
Böyle Buyurdu ZerdüştFriedrich Nietzsche · Girdap Kitap · 047,7bin okunma
Geç Kaldığım Bir Kitap, Yeniden Başladığım Bir Yazar
Puan vermedi·495 syf.··
2026 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 22:10
Ben bu kitabı nasıl bu kadar geç okudum gerçekten bilmiyorum. Şimdiye kadar okuduğum en sürükleyici kitaplardan biri oldu diyebilirim. Okudukça düşündüm, düşündükçe daha da okumak istedim. Her bölümde ayrı bir merak oluştu ve çoğu zaman “bir sayfa daha” diyerek kitabı elimden bırakamadım. Kitap, Louvre Müzesi’nde işlenen gizemli bir cinayetle başlıyor. Cinayetin ardından ortaya çıkan şifreler, Robert Langdon ve Sophie Neveu’yu hem sanat eserleri hem de gizli mesajlar üzerinden bir yolculuğa sürüklüyor. Leonardo da Vinci’nin eserlerinde saklı ipuçları, onları Kutsal Kase ile ilgili büyük bir sırrın peşine düşürüyor. Hikâye ilerledikçe hem tarih hem de dinle ilgili birçok gizemli iddia da olayların içine giriyor ve merak sürekli artıyor. Dan Brown ile ilk olarak 12–13 yaşlarındayken Melekler ve Şeytanlar kitabı sayesinde tanışmıştım. O zamanlar açıkçası kitabı anlamakta biraz zorlanmıştım ve bitirmek de kolay olmamıştı. Ama Da Vinci’nin Şifresini okuduktan sonra Dan Brown’ın tarzını çok daha iyi anladım diyebilirim. Bu yüzden Melekler ve Şeytanları tekrar okumaya karar verdim. Ayrıca bu kitabın bende bıraktığı etkiyle birlikte serinin diğer kitapları olan Kayıp Sembol, Cehennem ve Başlangıçı da okuma listeme ekledim. Da Vinci’nin Şifresi benim için sadece sürükleyici bir kitap değil, aynı zamanda yıllar önce başladığım bir yazarı yeniden keşfetmemi sağlayan özel bir deneyim oldu. Gizem ve macera seviyorsanız bence bu seriye kesinlikle bir şans vermelisiniz.
Da Vinci ŞifresiDan Brown · Altın Kitaplar · 200352,9bin okunma