Dünya nedir..?
Dilrûba'm Dünya Nedir diye sorsalar ne dersin..? Ben iki kelime derim sadece ; Yarım Kalmak.. Evet Dilrûba'm Dünya Yarım kalmaktan ibaret.. Mesela Bugün 15 Mayıs. 14 Mayıs 2025'te Pençe Harekat bölgesinde şehit düşen Mesut Karabağ Abimizin,Şehidimizin Sene'i Devriyesi.. Ve geride nişanlı bıraktığı eşi.. Yarım kaldı sevdaları,mahşerde tamamlanmak üzre.. Hayatımız Yarım kalmak üzre kurulu bir saat sanki.. Doğarsın Dilrûba'm Çocukluğun Yarım kalır.. Büyürsün Oynadığın oyunlar Yarım kalır.. Yıllar sonra ortaokulundan geçersin anılar Yarım kalır.. Yaş alırsın, Gülüşlerin yarım kalır.. Elini öpersin büyüklerinin, vefatında Sana verdikleri nasihatler Yarım kalır.. Genç delikanlı olursun, Hayallerin Yarım kalır.. Sonra Tertemiz yüreğinle Aşk denen kuyuya düşersin, ipin Yarım kalır, çıkamazsın.. Elinde gözyaşından başka amelin kalmaz, Günahın Yarım kalır.. Yol'a vardım sanarsın, Yol Yarım kalır.. Kuyu'dan çıktım sanarsın, düştüğünde tövben Yarım kalır.. Vuslatı seversen hicranın yarım kalır.. İnandığın gibi yaşamazsan Annenin hasta olduğunda alnına koyduğu tülbentler Yarım kalır.. Düştüğünde kalkmazsan Geceleri arkandan dua eden bir çift el Yarım kalır.. Ayakların yere sağlam bastığında Başkasına sırt dayarsan, Sen büyü diye yemediğini yediren, giymediğini giydiren babanın alın teri yarım kalır.. Vurulursan bir çift göze, Nefeslerin Yarım kalır.. Gönül meylerderse Bir yüreğe, atan kalbinin nabızları Yarım kalır.. Leyla'ya varmak için Mecnun olmaya talip değilsen Aşk Yarım kalır.. Konuşmazsan aynada kendinle, Kelimeler Yarım kalır.. Bazen anlatamazsın yüreğini, sükûtun Yarım kalır.. Çözemezsen hayatın bilmecesini, gazete kağıtlarındaki bulmacalar yarım kalır.. Çöl'ün kıymetini bilmezsen içtiğin su Yarım kalır.. Sağanak sağanak yağan yağmurlar kalbine işlemiyorsa,
Din
Medeniyet Canavarı Batı Dökülmüş sıvası, kırılmış camı Beti benzi solmuş, bizim haneler. Etrafa yayılmış, kederi/gamı Yıkık viran olmuş bizim haneler. Nûriye Hsbk Akyl Saygıdeğer okuyucular Allah Tealanın selamı sizin üzerinize olsun bütün dünya dergisu 2021 in 5.ayındaki yazısında Çifte standart, üç yüz yıldır Batı'nın politikası olmuştur derken batının siyasi politikasını çifte standart olarak ifade ediyor öyle bir çift standartki saygıdeğer edebiyat defteri okuyucusunun dediği gibi Dökülmüş sıvası, kırılmış camı Yıkık viran olmuş bizim haneler evet batı ilk önce hanelerin yıkılmasına sıvaların dökülüp camların kırılmasına vesile olur ondan okumayan sorgulamayan insanlara kendilerini kahraman olarak tanıtırlar toprakları işgal edemedikleri zaman zihinlerimizi kültürlerimizi işgal ederler bilge kral Aliyanın dediği gibi batı hiçbir zaman medeni olmamıştır fransız ingiliz tarihi sömürgeye Abd ve itrailin tarihi ise kan ve işgale dayanır dünya tarihinde işlenen soykırım ve insanlık suçlarının altında batının parmağı vardır kimse batı ve Avrupa kadar kan dökücü olmamıştır milli şairimiz Akifin dediği gib medeniyet dediğin tek kişi kalmış Canavar işte bu batıdır dün kızılderili çadırlarının sıvasını söken Abd bugün ırakta iranda nice hane ve evin camlarını kırıyor Ruslar Türkleri sömürge haline getirmeye çalışırken itrail filistinde çin türkistanda binlerce hanenin kederine gözyaşına ahına sebep oluyor Ne zaman yükseliriz Nûrfânî dert yanar, bakıp maziye, Çıkartır geçmişten bizi geziye Kader mi diyelim, yoksa yazıya; Yetim gibi kalmış, bizim haneler. ----------Mesut Tütüncüler Hocam’a Çok teşekkür ediyorum. Nûriye Hsbk Akyl Değerli şairim Mesut Tütünceler ve sivaslı şaire bacımız Nurfani Allahın selamı size edebiyat defteri ve 1000k y olsun insan baktıkça maziye
Duygu ve Düşünce
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
ALEVİLERİN ALİ’si HALİFE ALİ HAKINDA KISA BİR BİLGİ Muhammed hayatta olduğu sürece Ali’nin Fatıma’nın üzerine kuma getirmesine izin vermemişti. Fatıma’nın vefatından kısa süre sonra ise Ali, Muhammed’in kızı Zeyneb’in kızı Ümâme ile evlendi. Böylece hem baldızının (Zeyneb’in) kızıyla, hem de kendi kayınpederinin torunuyla evlenmiş oldu. Ümâme o dönemde henüz çok küçük bir çocuktu; rivayetlere göre Muhammed namaz kılarken sırtına tırmanır, secdeye varacağı zaman onu indirip namazına devam ederdi. Muhammed’in vefatından sonra Halife Ali birden fazla evlilik yaptı. İbn Mülcem tarafından öldürüldüğü sırada 4 hür hanımı ve 19 savaş esiri/cariyesi dul kaldı. Yani toplam 23 kadın kendisinden dul kaldı. Bu kadınlardan yaklaşık 40 çocuğu oldu. Erkek çocuklarının neredeyse tamamı, Hüseyin’le birlikte Kerbela’da öldürüldü. Ali’nin torunu bir gecede iki amca kızıyla evlenir. Evet; bir gecede iki kızla evlenir. Ali’nin ağabeyi Cafer’in oğlu (Ali’nin yeğeni) hem Ali’nin kızıyla evlenir hem de Ali’nin (yani amcasının) hanımıyla evlenir (bu başka bir kadın. Yani onun kayınvalidesi değil). Kadının adı da Leyla binti Mesut. Gelelim Ali’nin büyük oğlu ve Muhammed’in torunu Hasan’a: Sünni kaynaklara göre vefatına kadar 250 ile 350 arasında kadınla evlendi. Çoğunlukla “nikâhla-al-boşa” şeklinde kısa süreli evlilikler yaptığı rivayet edilir. Şia kaynaklarında ise bu sayı daha da yüksektir; bazı rivayetlerde Hasan’ın tam 448 kadınla evlendiği belirtilir. (Bu rakamlar, Şia’nın Hasan’a ve Ehl-i Beyt’e olan derin sevgisine rağmen ileri sürülmektedir.) Sonuç olarak Aleviler de her aile de bir ‘’Ali’’ ismine rastlamak mümkün. Kerbela için ise her yıl yas tutarlar. Cemler de Ali, Muhammed ve Allah ismini dillerinden düşürmezler. Üzerinde biraz düşündüğümüzde, Alevilerin bu
“Ellerimi ayaklarımı öpen garip köpekler! Sizi çok seviyorum”
“Siz ey beni rüyalarımda sevgilime kavuşturanlar! Siz ey benim en kötü dakikalarımda yanıma dostça yumuşak adımlarla sessiz sessiz yanaşan, başımı karıştıran, ellerimi ayaklarımı öpen garip köpekler! Sizi çok seviyorum… Sizin bana şu dakikada gösterdiğiniz dostluğu, kimse göstermedi. İnsanoğlunun göstermeyeceğini bilir, yine onu severdim. Fakat siz benim en iyi dostlarım! Nasıl bu korkunç saatimde yanıma yumuşak adımlarla gelip kalbimi ellerinizin, kafamı şehvetinizin içine daldırdınız! Mesudum. Şimdiden sonra galiba, yalnız sizinle mesut olacağım. Sizi övmek için ne kadar büyük bir şair olmasını isterdim, ey benim övülmeye değer, çift sevgilim. İkinizin de yeri dudaklarımın arasıdır.” Sait Faik Abasıyanık
Mesut hoca gerçekten hakikatli ve samimi biri hissi uyandırıyor. Karar verdikten sonra takvim konuşulmalı ve düğün tarihi olabilecek en yakın tarihe konmalı. Fakat Anadolu'da buna karşı durumlar var saçma şekilde. Herşey maddiyat değil. Nişan ile düğün arasını birkaç sene uzatan var mazallah. Çift erken istese bile aile büyükleri karışıyor daha dün konuştum bir arkadaşla bu konudan muzdarip. Allah sonumuzu hayretsin bizleri İslam fıtratı üzere ayaklarımızı sabit kılsın.
İnsan ve Hayat
Gönderi kullanım dışı
Bir çift göz.. bir şaire neler neler anlatır. Bir şiir..bir aşığı sabaha kadar ağlatır. Mesut Çapar