Mesut Emre ÇELENK

Mesut Emre ÇELENK
@mesutemre
Divan-ı Hümayun, kendinden önceki İslam devletlerinin divanları ve eski Türk-Moğol geleneklerinin kurultayının etkisiyle şekillenmiştir. Türklerin İslamiyet'i kabul etmeden önce devlet işlerini görüştükleri kurullar ve Abbasîlerdeki saray divanlarıyla Divan-ı Mezalim gibi her türlü şikâyete açık divanlar, Türklere eski gelenekleriyle divanları birleştirerek yepyeni bir divan kavramı oluşturma imkânı sunmuştur. Divan-ı Hümayun'a benzeyen ilk gelişmiş İslam-Türk divanını Büyük Selçuklular kurmuştur. Onların Divan-ı Aʻla'sı ile Divan-ı Hümayun'a geçiş süreci başlamıştır. Bu gelenek Anadolu Selçukluları ve daha sonraki beyliklerde de devam etmiş ve Osmanlı'ya sirayet etmiştir.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Osmanlı devletinde Berid divanı, valilerin halka nasıl davrandığını, zulüm yapıp yapmadıklarını sultana bildirmekle görevli bir nevi iç casusluk birimidir.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Adalet sağlanmazsa adalete bağlı olarak tebaa, tebaaya bağlı olarak servet, servete bağlı olarak ordu, orduya bağlı olarak da hükümdar olamaz. Bu yüzden hükümdarların en önemli görevi halk üzerinde adaleti sağlamaktı. Çünkü hükümdar için adaletin en önemli getirisi, halkın itaatini sağlamasıydı. Adalet, devletin sürekliliğini sağlayacak vasıtaların başında görülmekteydi. Adalet olmazsa halkın itaati sarsılır ve devletin düzeni bozulurdu. Bu durum, şu veciz sözle ifade edilmiştir: Mülk küfürle yok olmaz zulümle yok olur.
Sayfa 20·Kitabı okudu
Ordusuz hükümdar olmaz, malsız ordu tutulmaz, tebaasız mal elde edilmez ve adalet olmayınca da tebaa olmaz.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Erkan-ı erba'aya göre toplum, temelde dört tabakaya ayrılmıştır. Bunlar; ehl-i kılıç, ehl-i kalem, çiftçi ve tüccar-zanaatkâr-esnaftır. Bu noktada klasik İslam düşüncesi, sultanı toplumsal cemiyetten soyutlamış ve ona ayrı bir statü vermiştir. Sultanın görevi, ehl-i kılıcın kılıcıyla, ehl-i kalemin kalemiyle bu dört sınıfı, adalet ve güzel siyasetle zaptetmektir.
Sayfa 19·Kitabı okudu