Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir. Başka bir insanı bahtiyar edebilmek, kendini bahtiyar edebilmekten daha güç fakat daha insancadır.
İnsanın sıkılmaması için sıkılacağını aklına getirmemesi gerekir. Bu tıpkı uykusuzluktan korksan bile uykuya dalamayacağından korkmana gerek olmaması gibi bişeydir. Anna Arkadyeva’nın da size söylediği bu işte.
Dindar, iyi ahlaklı, namuslu, akıllı bir adam diyorlar; ama onlar benim gördüğümü görmüyor. Sekiz yıldır hayatımı nasıl mahvettiğini, içimde canlı olan her şeyi nasıl boğduğunu, benim aşka gereksinimi olan capcanlı bir kadın olduğumu bir kez bile düşünmediğini bilmiyorlar.
Levin’i heyecanlandıran her şey, aldığı bütün kararlar bir anda kayboldu. Bir köylü kızıyla evlenme hayallerini nefretle anımsadı. Son zamanlarda onu bu kadar üzen hayat bilmecesinin çözüm olanağı, sadece ve sadece hızla uzaklaşan ve yolun öbür geçen bu arabadaydı.
Levin’in yanılması olanaksızdı. Bu gözler dünyada tekti. Dünyada Levin için hayatın ışığını ve anlamını toplayabilecek bir tek varlık vardı. Bu oydu. Bu Kiti’ydi.