Bulgakov’un tıp fakültesi mezuniyeti sonrası 1916-1918 yıllarında ücra bir köy hastanesinde yaşadığı deneyimlerden esinlenerek yazdığı yarı otobiyografik öykü derlemesi. Yeni mezun genç doktor Bomgard, Moskova’dan uzak, karla kaplı, batıl inançların ve cehaletin hâkim olduğu bir kasabaya atanır. Zor doğumlar, acil ameliyatlar, şiddetli kar fırtınalarında hasta ziyareti ve modern tıbba karşı direnci konu ediliyor. Hepsi genç doktorun gözünden, iç dünyasıyla birlikte anlatılıyor.
Kitap birbirine bağlı kısa öykülerden oluşmakta. Genç doktorun ilk şokları, kendini yetersiz hissetmesi, yalnızlığı ve ara sıra komik, trajik olaylara şahit oluyoruz. Kitabı çok beğendim. İs Bankası çevirisi güzeldi.