Erasmus'un Deliliğe Methiye'de söylediği üzere, başkalarının aklıyla bilge olmaktansa kendi hükmümüzle deli olmayı tercih etmek du­rumundayız .
Alıntı
Şahsi servetini nasıl yönetiyorsan cömertliğini bu doğrultuda gösterebilirsin. Servetin kitlelere gerçekten ulaşmasa bile, dostlarin senin hakkında methiye ederse, kitlelerin desteğini kazanabilirsin 
Sayfa 67·Kitabı okudu
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Her ne kadar usta ile çırak arasındaki ilişki erotikleştirilmiş bir iktidar ilişkisi olsa da oğlanlar, ustaları dışındaki erişkin erkeklerin de arzu nesnesi olan, güzellik ve çekiciliklerine methiye düzülen figürlerdi. Her biri bir şehrin güzel oğlanlarının şiirsel bir kataloğunu sunan şehrengiz türü bunun en iyi örneklerindendir. Özellikle hamam, berber, meyhane ve kahvehane gibi erotik yakınlaşmaların daha sık yaşandığı mekanlarda çalışan oğlanlar (sakiler, köçekler, tellaklar) ile öğrenciler, yeniçeriler ve zaman zaman da şehir oğlanları erotik ilginin odağı olarak sıklıkla anılırlardı. Bu rollerin, zaman zaman üst üste binebildiklerini; yeniçeri civeleği bir oğlanın tellaklık yapabildiğini, sakilerin aynı zamanda köçek oyunu oynadıklarını görürüz.
İstanbul'da çıkmaya başlayan Millî İnkılâp mecmua-sının Yahudilerin hakiki mahiyetini meydana koyan neş-riyatı üzerine Yahudiler arasında bir galeyan olduğunu, hattâ onların Beyoğlu'nda gizli bir toplantı yaparak Milli İnkılâp mecmuasına karşı mukabil cephe almak için bazı kararlar verdiklerini işittik. Yalnız bu hareketleri bile onların Türkiye'ye karşı besledikleri duyguları gösterir. Bir defa hükümetten gizli olarak toplantı yapmak kanunî bir cürümdür. Müddeiumumiliğin dikkatini celbederiz. Saniyen kendi aleyhlerinde neşriyat yapılmamasını isti-yorlarsa bu vatana sadık kalmağa mecburdurlar. Onlar her hareketleriyle ve çıfıt yaygaralarıyla bizden ayrı olduklarını daima bize anlatırlarken biz de herhalde onlara methiye yazacak değiliz. Biz Yahudilerin memle-ketteki meş'um iktisadî ve ahlâkî rolünü biliyoruz. Hattâ mütareke yıllarında İstanbul'u süsleyen (!) İngiliz, Fransız, Amerikan, İtalyan, Yunan ve Ermeni bayrakları arasında bir de Yahudi bayrağı olduğunu unutmadık. Eliza Niyego adındaki Yahudi kızının cenaze merasiminde yaptıkları edepsizliği de kendileri unutmamışlardır. Bir maliye memuruna rüşvet teklif ederken Ankara'da yakalanan iki Yahudi avukatla, Türklüğü tahkir yüzünden tevkif olu-nan Yahudi kızı meseleleri de onların namussuzlukları-nın son perdesini teşkil ediyor. Öyle, ikide bir Yahudileri Türkleştirme cemiyetleri kurarak bizi kandırmağa çalı-şacaklarına namuslu Türk tebaası olarak kalsınlar yetişir. Çünkü biz onların Türkleşeceklerini asla ummadığı-mız gibi bunu istemeyiz de. Çamur ne kadar fırına verilse demir olmayacağı gibi Yahudi de ne kadar yırtınsa Türk olamaz. Türklük bir imtiyazdır, her kula, bilhassa Yahudi gibi kullara nasip olmaz. Onlara yapılacak ihtar şudur: Hadlerini bilsinler. Sonra biz kızarsak Almanlar gibi Yahudileri imha etmekle
Sayfa 456 - 457·Kitabı okudu
Methiye
Kor eder gözlerin ve avuçların, Gülüşün, affıdır bütün suçların, Her teli omuzuna düşen saçların, Cennetten dünyaya uçmuş gibiler. ..... Kah süslemek için bir gül dalını, Kah tatlı söz için tatlı dilini, Bazen de göklere iki elini, Açanlar hep sana açmış gibiler. 26.09.2013
Sayfa 216·Kitabı okudu
Alıntı
Methiye dİziliyorsa;)
“Hayır, hepsini gayet iyi hatırlıyorum çünkü o gün boyunca tekrar tekrar düşündüm, sadece o gün değil, takip eden çoğu günlerde de…” “…derin berrak sesinin her tonlamasını, can alıcı kahverengi gözlerindeki her ani parlamayı ve hoş, alımlı gülümsemesindeki her pırıltıyı da anımsıyorum.”
Sayfa 139
Kitap Alıntısı