Yaşadıklarım, onlarla hesaplaşabilmem, onları açıklayıp anlatmam için başıma geldi. Ve belki de hayatımın gerçek amacı sadece şudur: Bedenimin, hislerimin ve düşüncelerimin yazıya dönüşmesi, varlığımın başkalarının zihninde ve hayatlarında tamamen erimesi.
Üniversite yurdunun tuvaletinde, aynı anda hem bir hayat hem de bir ölüm doğurmuştum. İlk defa kendimi nesillerin içinden geçtiği bir kadınlar zincirinin parçası olarak hissettim.
Hangi kelimelerin belireceğini henüz bilmiyorum. Yazmanın neyi ortaya çıkaracağını bilmiyorum. Bu ânı ertelemek, bu bekleyişte kalmak istiyorum. Korku, tıpkı orgazmdan sonra cinsel arzunun imgelerinin hemen silikleşmesi gibi, yazmanın da belki bu görüntüleri eritip yok edeceği korkusu.