“İnsan zihni gerçeği aradığını söyler, fakat çoğu zaman aradığı şey gerçeğin kendisi değil, ona inanmayı kolaylaştıran bir düzendir. Belirsizlik, insanı özgürleştirmekten çok yorar; bu yüzden zihin, boşlukları hikâyelerle doldurur. Bir fikir yeterince güçlü tekrarlandığında, artık sorgulanmaz; çünkü sorgulamak, insanı güvenli limanından uzaklaştırır. İşte tam da bu noktada hakikat, yerini ikna edilmiş bir inanca bırakır. Ve en tehlikeli düzen, insanların zincirlerini fark etmediği düzendir; çünkü görünmeyen zincir, en sağlam olanıdır.”