Metro istasyonlarında mini kütüphaneler de olsa keşke🪽
smslerim: yurduma yakın gross market: domateste indirim iski: göle girme boğulursun ibbkütüphane: şifren blabla ergün turan: bayramını kutlarım dolandırıcı hukuk bürosu: aracına ceza yazılmış istanbulkart: yeni metro açıyoruz cerrahpaşa tıp: reçete numaranız blabla
Reklam
Bazı Sözcükler ...
İtalya'da sadece İtalyanların yaşadığı günlerde hoşgörü anılmazdı. Gökyüzünde uçaklar, yer altında metro trenleri havaya uçmaya başlayınca her şey değişti. Ufuklardan ideoloji, yeryüzünden cennet silinince, evimizi çeviren çitin sağladığı huzur olmayınca, hareket özgürlüğümüzün kaygısızlığı elimizden alınınca kendimizi güvensiz, zayıf hissetmeye başladık ve işte bu noktada birisi medyatik silindirden -bir şapkadan çıkartılan tavşan misali- bütün sorunlarımızı çözecek büyülü sözcüğü çekip çıkarttı. Nasıl olmuş da daha önce düşünmemiştik? Hoşgörülü olmalıydık, hoşgörüyü öğretmeliydik, hoşgörüyle eğitmeliydik. Hoşgörü artık maydanoz gibi olmuştu, her şeye, her duruma yakışıyordu. Var Olan Ada
Kitap Alıntısı
İşi siyasete vurdurmadan bir düşünceyi irdeleyeyim. ---yerde 202? yıllarında --- belediyesi tarafından --- noktası ile --- noktasını birbirine bağlayacak metro hattının tamamlanması (açılması !?) için afişler sözler vaatler vs verildi. Tamam iyi güzel hoş . Şimdi bu yapının yapılacak mühendislik ilmi altında çalışmalarının bir türlü tamamlanmaması üzerine bayağı da düşünmüştüm. Bu metro hattı neden yapılmıyor yani süreç uzun mu gerçekten , bir metro istasyonunun tamamlanması için gerekli makineler, alet edevat ne lazımsa teminatı zor mu diye..Çünkü okulun ilk yılından itibaren hattı kullanıp rahat bir şekilde ulaşım sağlayabileceğimi umut ediyordum uzun bir süre geçti hala yok... Tam olarak hattın bulunduğu yerin merkezini teknik gezi adı altında 5 yıl sonra ziyaret etmek nasip oldu.. devasa kazık sistemleri, güzergah planlanması...çok terim vermeyeyim gibi sebeplerden ötürü biraz varsayım, biraz kabullenme biraz he evet herhalde öyledir diyip ve tabi en önemlisi sırasıyla diğer istasyonlar tamamlanıp bizim gözümüzün nuru istasyon da açılmak üzere 2027 gibi bir tarih alarak şantiyeden ayrıldık..
Nasl anlatsm size bu yaşanlnları diye düşünmktn alamdm kendimi..
🍷 ᴋᴀʀɴɪᴍᴅᴀᴋɪ̇ ᴠɪ̇sᴋɪ̇ şɪ̇şᴇsɪ̇ 🍷 Öznur, Cihan ve Görkem.. Öznur çok vicdanlı, merhametli, sevmeyi, değer vermeyi bilen ve onada aynı şekilde davranılmayı hak eden bir kız.. Cihan, Öznur'un evi, dağı, kanatları.. İkiside küçüklükten birlikte büyümüşler.. Öznur'u çok seviyor, (kardeş, arkadaş gibi).. Görkem ; ahhh Görkem.. Öznur'un ilk aşkı, sevgilisi, sevdiği, kocası.. dahası mı? Onu söylemeyeceğim.. Kitabı okuyunca öğrenmenizi isterim. Öznur, annesi ve kız kardeşi (Bade) ile birlikte yaşıyor, babasını kaydetmiş bir kız.. Babasınıda çok seviyordu bence, çok bahsetmemiş ama öyle hissettiriyor.. Anneside, çok severmiş babasını ama.. Ölünce, kendini alkol ve gece hayatına vurmuş bir kadın.. Kızlarıbı bile eve gelmediği zamanlarda merak etmek, haber etmek gibi bir durumu söz konusu değil... Öznur bir cafede çalışıyor, orada herkes sevip, sayıyor, düşünüyor, önemsiyor.. Hergün işe metroyla gelip, eve metro ile dönüyor.. Birgün bindiği metroda aşık oluyor Görkem'e.. ❤ Görkem'in de gece hayatı, alkol, fazlasıyla kız muhabbeti.."var" Birde uzun boylu, vücut yapmış biri.. Annesinden dolayı hiç sevmiyor, gece hayatı, alkolü.. Hızlı yaşantıyı Öznur. Cihan o arada ne yaptı peki? 2 evlilik yaptı... Öznur, Görkem ile evleniyor, (sessiz sedasız) Bu arada Görkem'e sürekli alkollü bırakması için baskı ve tedavi önersede hiç birine yanıt vermiyor..
Mürekkep ve Köz
Herkes beni sadece o loş metro ışıklarında, apronda veya terminal gecelerinde dizelerle hesaplaşan bir şair sanıyor. Haklılar, o dizeler bugün bizi koca bir platformda dev yayınevlerinin arasından çıkarıp 3. sıraya demirletti. Ama henüz bilinmeyen bir fark var: Ben sadece şiir yazmıyorum. 40 günde, o yalıtılmış gece vardiyalarının sakin ofisinde yazılan 123 sayfalık devasa bir felsefi deneme külliyatı dipten geliyor. Hedef 230 deneme. Şimdilik şiirin o mistik aurasıyla zirveyi (son 3 stokla) zorluyoruz ama asıl edebi fırtına yeni başlıyor. Bu bağımsız yürüyüşe omuz veren, közü harlı tutan herkese selam olsun. İlk baskının son 3 parçası için link bio'da. 1 numara o koltuğa çok yakın, kokusunu alıyoruz. Mürekkep ve Köz Berkay Doğan
Reklam
Reklam