Yorum
7/10
·352 syf.··
2026 32. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 03:44
tek solukta bitirilebilecek bir kitap, genel olarak begendim. sadece spoiler// kimsenin eylule tam anlamiyla inanmamasi ozellikle gokcenin incide bir sorun oldugunu bilmesine ragmen hic sorgulamadan eylulle gorusmek istemeden iletisimi kesmesi pek gercekci gelmedi. onun disinda incinin intikami vs gayet hakli bir sebebe dayandirilmis. kitap boyu da en kuruldugum insan emirdi. rezalet biri. irite ola ola okudum. eylulun tasviri maslak metro cikisi otoparkin onunden gecerken gordugum beyaz yakalilarin aynisiydi top 5 korku olayindandir misal. onun disinda sonunun asiri mindfck oldugunu dusunmuyorum o kadar olayla ugrasirsan tabii delirirsin yani. ki bence delilik noktasinda da degil sadece sinir yipranmasi falan aliskanlik olmustur 2 bardak cikarmak. yine de aklimizi kurcalamasi guzel bir detay olmus. spoiler sonu// yazarin okudugum 2. kitabi, on dun onceki kizin ustune cikabilecek bir calisma olabilecegini dusunmuyordum yine de bu eseri de yaklasti diyebiliriz.
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 202652 okunma
Puan vermedi·598 syf.··
2026 1. kitabı
·
93 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 00:00
Nükleer kıyamet kopmuş, yeryüzü dev canavarlara kalmış ve insanlık Moskova’nın yeraltı metro tünellerine sığınmış... Düşüncesi bile tüyler ürpertiyor değil mi? İşte Metro 2033, tam olarak bu kapalı, karanlık ve tekinsiz dünyayı anlatıyor.​Kitap o kadar samimi ve sürükleyici bir dille yazılmış ki, tünellerdeki o rutubet kokusunu ve arkandan bir şey yaklaşıyormuş hissini resmen yaşıyorsun.
Metro 2033Dmitry Glukhovsky · Gürer Yayınları · 20102,513 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·202 syf.··
2026 92. kitabı
Fahrenheit 451: Kitap kağıdının tutuşup yanma sıcaklığı... Son zamanlarda okuduğum en güzel kitap oldu. Hayatımızda kitaplar olmasaydı düşüncesi bile korkutucu. Kitapsız bir dünyada yaşamak mı? Asla️! □Montag bir keresinde, metro girişinde, "Neden seni yıllardır tanıyormuşum gibi hissediyorum?" diye sordu. "Çünkü senden hoşlanıyorum ve senden bir şey istemiyorum," dedi Clarisse. "Ve çünkü birbirimizi tanıyoruz." □Kitaplarda bir şey olmalı...hayal edemeyeceğimiz bir şeyler; orada bir şeyler olmalı. □ "Okul saatleri kısaltıldı; disiplin gevşetildi; felsefe, tarih ve dil dersleri iptal edildi; İngilizce ve imla dersleri giderek ihmal edildi, sonunda da neredeyse tamamen boşlandı. Hayat şimdide, iş öneme sahip, mesai sonrası her yerde hazza ulaşabilirsin. İnsan nedenin düğmelere basmak, elektrik anahtarlarını çekmek, somun ve cıvata takmak dışında bir şey öğrensin ki?" □Belki kitaplar bizi mağaradan biraz çıkarabilir. Belki hep aynı, lanet olası, çılgınca hataları yapmaktan alıkoyabilirler bizi! Kitaplar unutmaktan korktuğumuz bir sürü şeyi depolandığımız kapıların bir türüydü yalnızca. Hiç sihirli bir tarafları yok. Sihir sadece kitapların söylediklerinde, evrenin parçalarını nasıl dikerek bizim için giysi haline getirdiklerinde. □Çoğumuz ortalıkta koşturup herkesle konuşamayız, dünyanın bütün şehirlerini tanıyamayız; zamanımız, paramız veya o kadar çok arkadaşımız yoktur. Senin aradığın şeyler dünyada Montag, ama sıradan insan onların yüzde doksan dokuzunu ancak bir kitapta görebilir. □Hata yapmaktan korkuyorsun. Korkma. Hatalardan fayda sağlanabilir. □"En büyük aptallar biraz akıllı olanlardır." □Hepimizde fotoğrafik hafıza var ama gerçekten orada olan şeyleri açığa çıkarmayı öğrenmemiz bir ömür sürdü. □"Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı, derdi dedem. Bir
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,3bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 78. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 22:10
İstasyon... Kelime anlamı olarak state yani beklemekten geliyor. Farsça îstgâh...îstâden mastarından... beklemek...Durak...durmaktan... Durmak, beklemek...pasif bir hal insan için. Kendilik sınırlarını yoklamaya çıkan insan hangi duraktan yola çıkıyor? Otobüs, tren, tramvay, metro bekliyoruz duraklarda. Vapurları beklemek yeri ise iskeleler... Her nerede beklersek bekleyelim yolculuğun gölgeleri içimize düşüyor. Ve beklemek kaderimizde en çok payımıza düşen şey. Bir halden bir hale geçiş için vize hükmünde beklemek eylemi. Başkentler başkenti... Mırıldanıyorum Sezai Karakoç'tan..."Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine"... Deniz...bir özel isim ve yarı örtülü bir özne olarak denizler ortasında bir adaya gelir sürgün olarak... beklemek için. Bir halden bir hale geçmek için...bir başkentte...bir başkente bağlı bir adada...akıl almıyor değil mi? Başkenti ikiye bölen bir ada! Ancak hayal ülkelerin başkentinde ada olur...belki Kasım İstanbul'da... Hikaye kısmına hiç girmiyorum...çünkü beni heyecanlandıran...bir özel isim olarak değil, cins isim olarak denizdi...denizler ortasında bir başkent gettosu bir adaydı...ne yaşanırdı be....ne yazılırdı be....
İstasyonBirgül Oğuz · Metis Yayınları · 2020321 okunma
Mükemmel bir kitap olabilirdi…
3/10
·224 syf.··
2026 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 05:48
Kitabı bir ergenin gözünden okuduğumuz o kadar belli ki her kelime ben ergenim diye bağırıyor. Sadece o değil diğer gençler de. 14 kişi metro istasyonunda küçücük bir yerde mahsur kaldı. Su yok, yemek yok vs. hala bir birbirlerine sulanıyorlar. Kalçalar güzel, öpmek istiyorum, metronun içine girdiniz ne yaptınız? Yani belkide öleceksiniz ama düşünmeniz gereken o kadar şey varken güncel konunuz birbirinize sululuk mu? Bir de duş almıyorsunu, diş fırçalamıyorsunuz, açlıktan ağzınız kokuyor yinede öpüşüyorsunuz. Kitap ergence olsada ölümler mantıklı oluyor diyecektim ki nazar değdi sanırım saçmalamaya başladı. Her şeye rağmen sonu üzdü.
Yere Yakın Yıldızlara UzakEmine Tavuz · Epsilon Yayınevi · 201915,2bin okunma
Dövmesi Gerçekten Faydalı Olabilir
7/10
·112 syf.··
2026 4. kitabı
Dünyanın en çok larplanan bu meşhur kitabı. Daha başladığım gün birinin bileğinde meşhur yılan dövmesini gördüm ve insanlar çok bayılıyor bu görseli anlamayanlarla konuşmam demeye. Kitabın şöhreti gün geçtikçe daha kötüye gidiyor olsa da kendisini bu şöhretten dolayı karalamak elbette doğru değil. Peki neyi var bu kitabın nasıl bu kadar popüler oldu sonra bu popülerliğin kurbanı? Popüler olunca yüzeysel yorumlardan kaçınmak mümkün değil ama çok fazla circlejerk’e maruz kalmadığım sürece (ki kitap toplulukları bulmak zor gerçekten o yüzden bunu görmüyorum genelde) bu yorumları yorumlamıyorum. O yüzden doğrudan kitabın kendisiyle ilgili konuşacak olursak kitap aslında beynin ne kadar o yetişkin dünyasının sınırları içerisinde var olduğunu ve bu sınırlara mahkum olduğumuzu bir çocuk perspektifinden anlatıyor. Bu da çok güzel bir perspektif çünkü en çocuk gibi olan insanlar bile hayatın şamarlarını belli noktalarda yiyip o yetişkin dünyasına hapsolabiliyorlar. Şimdi bu kitabı okuyup da kimse hayatını değiştirimiyor ancak belli başlı noktalarda kıvılcımlar yakabiliyor. Mesela ben güç otorite kavramlarıyla ilgilendiğim için kral kısmı çok hoşuma gitti ama eminim sarhoş adamla ilgilenen de olacaktır. Güzel olan şu ki bu taklit kısımlarında yazar hiç kaçırmamış. Hepsi çok eğlenceli, insanı güldüren bir yandan da düşündüren mini hikayeler. Özellikle kral hikayesi gerçekten çok komik ve düşündürücü, insanlara anlatamayı seviyorum ve otorite güç nedir kavramayı daha kolaylaştırıyor. Bu kavramların hepsini bir yapısökümcü gibi en baştan inşaa ederek tekrardan bakmayı sorgulamayı sağlıyor. Ha normalde tamamen biat ettiğimiz krallarımız patronlarımız var dünyada bu kitap bunu şak diye değiştirmiyor ama hiç olmazsa unuttuğumuz çocuk yanımızı bir kıvılcımla ısıtıyor ve tekrardan
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015279,8bin okunma