Mustafa Gökhan Üzümcü

Mustafa Gökhan Üzümcü
@mgokhanu
Makine Mühendisliği
Gaziantep
12 okur puanı
Mart 2015 tarihinde katıldı
Puan vermedi·240 syf.··
2015 97. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2015 22:48
Kentteki cılgın emlak yatırımının sonunda koca bir borç batağına bizi sürüklediginden dem buruyor David Harvey. Günümüzün çılgın kentleşmesini kapitalizmin dinamikleri içerisinde açıklamakla beraber, kentte üretimi sağlayan hatta kentin kendisini üreten sınıfın kent üzerinde söz söyleme hakkını savunmakta bunun yöntemlerini ortaya koymaktadır diyor. Okunası kitaptır vesselam. Harvey'e göre hangi sokakları işgal edeceğimizi bize zaman gösterecektir. “Fakat bildiğimiz bir şey varsa, o zaman şimdidir. Sistem yalnızca sekteye uğramakla kalmadı, baskıdan başka her tür savunma aracını da kaybetti. Öyleyse halkı oluşturan bizlerin bu sistemin yeniden ne şekilde inşa edileceği ve bunun için hangi modelin esas alınacağına ortaklaşa karar verme hakkımız için mücadele etmekten başka seçeneğimiz yok... Onun yıkıntıları üzerinde yeni bir seçenek inşa etmek hem bir fırsat hem de kaçınmanın mümkün olmadığı, hiçbirimizin kaçınmak da istemeyeceği bir ödev"
Kültür-Sanat
Asi ŞehirlerDavid Harvey · Metis Yayınları · 201389 okunma
Reklam
9/10
·392 syf.··
2015 5. kitabı
Kitap bir bütün olarak ayna değil. tıpkı insanlar, insanlık ve insanlığın yaptığı tarih kadar paramparça olmuş bir ayna. Parça parça konulara değiniyor. Dinden, tarihten ve kültürden girip satır aralarında insan olmak ne demek sorusunu soruyor ve cevabını okurla arıyor. Sadece tarihi anlatmıyor Eduardo ; Aynı zamanda tarihteki haksızlıkları,ezilmiş toplumların hikayelerini gösterip günümüzdeki ikiyüzlü politikaları eleştiriyor. Kimsenin hakkı kimsede kalmıyor bu kitabı okurken. Yahudi avına çıkan Avrupa ülkelerini sayarken, hiçbir zaman bu ava çıkmayan Filistin'in günahı ne diyor? Bu kitabı okurken siyahilerle siyahi, kızılderililerle kızılderil olabiliyorsunuz. Şu anki Amerika'dan anlaşılan kuzeydekiler ama kıtanın geri kalanını oluşturan bizler kimiz diyor. İlk 100 sayfa içerisinde insanlık tarihinin kadınlara davranışını gözler önüne seriyor. gerçekten muazzam bir yazar Galeano. Latin Amerika'nın dervişi,dünyanın vicdanı... Kalbi, eli silah tutan adamların çizdiği sınırlar içerisinde değil, bütün dünya toprakları içerisinde atan insanların okuması gereken bir kitap bu. şiddetle ve hararetle tavsiye olunur.
Aynalar: Neredeyse Evrensel Bir TarihEduardo Galeano · Sel Yayıncılık · 20201,454 okunma
9/10
·202 syf.··
Beğendi
·
2015 98. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2015 23:48
Keşke her biri ayrı birer kitap-roman olabilseydi, dedirten sekiz öykünün bulunduğu enfes bir Oğuz Atay eseri. Öykülere ve yazara dair seçkin ve eleştirel bir önsözle başlayan kitap "ben buradayım sevgili okuyucum, acaba sen neredesin?" cümlesiyle biter. Kitabın önsözündeki tabirle "negatif kişiler topluluğu"nun yani kendi sorunlarını çözememiş, topluma kendini kabul ettirememiş, acımasızca dışlanmış, yalnızlığa-umutsuzluğa-çaresizliğe ve sonuçta intihara, cinayete, delirmeye itilmiş marjinal insanların, olumsuz kahramanların öyküleridir. "Yalnızlığı yaşayan insanların, kendi içlerinde başlayıp biten eğlenceleri vardır."
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,3bin okunma
9/10
·111 syf.··
Beğendi
·
2015 54. kitabı
Toplumun değer yargılarına göre düşünmediği ve hissetmediği için ötekileştirilen, yargılanma sebebi olan olayın faili olduğundan değil, sahip olduğu fikirlerden, yaşam tarzından ve tercihlerinden dolayı yargılanan bir insanın hikayesi. Yaşamla ölüm arasında bile bir fark yoktur Mersault için, söyleyecek pek bir şeyi yoksa konuşmaz bazen aklından geçenleri bile söylemeye üşenir. Kendi dünyasındaki şartlar ne olursa olsun bir şekilde duruma alışıp, insanın tamamiyle mutsuz olamayacağını bildiği için o şekilde yaşamaya alışır. "Ne kadar da söylediklerinden emin görünüyor değil mi? Oysa onun güvendiği şeylerden hiçbiri bir kadın saçının bir tek teline bile değmezdi. Yaşadığından bile emin değildi, bir ölü gibi yaşıyordu çünkü. Bense ellerim bomboş bir adam olarak görünüyordum, ama kendimden emindim, her şeyden emindim, hem ondan çok daha emindim. Yaşadığımdan emindim ve gelmekte olan ölümden emindim. evet, bundan başka bir şeyim yoktu benim. ama, hiç değilse bu gerçeğe, onun bana sahip olduğu kadar sahiptim."
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,1bin okunma
8/10
·77 syf.··
Beğendi
·
2015 99. kitabı
2. dünya savaşı toplama kamplarını didaktikleştirmeden ve sadece bir köşesinden, psikolojik baskı boyutundan tutup güzelce anlatmış Stefan Zweig. Bunu yaparken de satranç üzerinden psikolojik çözümlemeler de yapmış. "Ama ne kadar soyut görünürlerse görünsünler, düşünceler de bir dayanak noktasına gereksinim duyarlar, yoksa kendi çevrelerinde anlamsızca dönmeye başlarlar; onlar da hiçliğe katlanamaz. insan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz. bekleyip durur insan. hiçbir şey olmaz. insan bekler, bekler, şakakları zonklayana dek düşünür, düşünür, düşünür. hiçbir şey olmaz. insan yalnız kalır. yalnız. yalnız."
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,1bin okunma
Reklam