Çok şaşarım şiir sevenlere, okuyup geçenlere, kitabı kapatıp yemek yiyenlere, o bakışla yaşayıp da ölmeyenlere. Şiir sevilmez ki, öyle duyulur, öyle bakılır, hastalanılır, zehirlenilir, ölünür. Şiir sonunda öldürür.
Bu müzikleri dinleyip de hiçbir şey olmamış gibi ayağa kalkabilenlere, tıka basa yemek yiyenlere, başka basit şeyler konuşup gülenlere şaşıyor, irkiliyordum.
Benim on beş yaşımda yanıma gelen bu hakikat niye elli-altmış yaşındaki adamların semtine uğramıyordu; bu adamlar nasıl, neyle yaşıyor, bu gücü nerden buluyorlardı, hiç anlamıyordum; irkilip duruyordum.