Muhammed Yıldırım

8/10
·167 syf.··
2023 5. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2023 23:24
Ankara, mon amour ; öncelikle mon amourun aşkım, sevgilim demek olduğunu söyleyerek başlamak istiyorum. Sadece bilin istedim:) Bir romanı okurken ne bekleriz? İyi hikaye ve şaşırtıcı bir son mu? Akıcı ve anlaşılır bir dil mi? Bize bir şeyler mi öğretmeli? Düşündürmeli mi yoksa anafikri direkt olarak vermeli mi? Bu sorulara bunca senedir o kadar roman okumama rağmen ben de cevap bulamıyorum. Bazen basit bir hikayenin muhteşem bir anlatımına denk geliyorum ki, bazen de harika bir hikayenin basitçe anlatımına. Bazen öğretici bir şeyler okuyasım geliyor bazen de düşündürücü şeyler okuyup beynimi yormak istiyorum. Ama kendimle ilgili bildiğim bir şey varsa o da içinde dram ve melankoli barındıran her metne kendimden bir parça, hayattan bir parça bulup benimsememdir heralde:) İşte öyle benimsedim Ankara, mon amour’u. Bence çok güzel bir film de çekilir bu kitaba:) Kitaba gelirsek benim çok sevmediğim tarzda yazılmış aslında. Farklı farklı karakterlerin gözünden birinci tekil şahısla yazılıp bir sona bağlanıyor kitap. Ama bir kişinin anlatımı eksik ki bence en önemli karakterin. Böyle böyle eksik kısımlar tamamlanıp bir yapbozun parçaları gibi okundukça birleşen bir metin çıkıyor ortaya. Ama neden Gülay’ın kendini anlattığı bir bölüm yok diye okudukça sinirleniyorum. Çünkü onun sonuna bir anlam veremedim. Spoiler vermemek adına daha fazla konuşamıyorum:) Beni fazlasıyla eskilere götürdü bu kitap sanki bi Yeşilçam filmini kafamda oynatıp bitirmiş gibi hissettim. Ve o dönemin siyasi şartlarından da bahsediyor kitap ama ben siyasetle bağ kuramadığım için o kısma fazla değinmek istemiyorum. Yazın kitap okumak hep zor geliyor bana. Ama Ankara, mon amour elimden düşmedi bir türlü. Yaz aylarında ilk defa bir romanı 2 günde bitirerek kendi rekorumu da kırdım heralde. Velhasıl kelam
Edebiyat
Ankara, Mon Amour!Şükran Yiğit · İletişim Yayınları · 20221,642 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Dünyayla Yaralı Bir Kadın
10/10
·121 syf.··
Beğendi
·
2020 34. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2020 23:34
Yazdığı şeylerin basılmasını istemeyen, bir gün bunlar okunacak kaygısı gütmeden yazılan yazılar için ne söylenebilir ki? Olsun ben yine de bir şeyler demek istiyorum. Eğer söylersem aramızda en azından yazdıklarımdan oluşacak bir bağ olacağına inanıyorum. İnanmak istiyorum... Nilgün Marmara'yı bence diğer yazarlardan ayıran özelliği okuru düşünmeden yazması. Bu sayede okurla yazar arasındaki o sis perdesini ortadan kaldırıyor. Daha yakın hissediyor insan onun yazdıklarını, daha samimi geliyor, daha bi dokunuyor içimize. Hasan Ali Toptaş iyi bir yazar olmak için okuru düşünmeden yazmak gerekir demiş. Nilgün Marmara da bu zaten yok(bunu önsözde öğreniyorsunuz) Bu yüzden çok iyi bir yazar. Yazdığı şeylere gelecek olursak; bazen okuduğu yazarları yazmış : "Tutunamayanlara tutunuldu. Okundu bitirildi. Oğuz Atay bir iç burukluğu bırakıyor, önemli olan münzehir Selim Işık elbette, Turgut Özbendense. Selim Işık ismi de sembolik seçilmiş olsa gerek." "Nabokov, dayanılmazın ağırlığını, 'Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı'nda bölüştürüyor." Vb. Bunun dışında Magda Szabo'nun Yavru Ceylan'ından, Ingeborg Bachmann'ın Malina kitabından, Thomas Mann'ın Buddenbrooklarından, Lawrence Durrell'in İskenderiye Dörtlüsünden ve daha birçok yazar ve şairden bahsediyor. (Ben okuyup beğendiğim yazarların, okuduklarını hep merak ederim. O yüzden bu kısımları çok sevdim.) Bazen de izlediği filmlerden bahsetmiş. Tabi asıl anlattığı kısımlar bunlar değil. Bunlar dışında kalan şeyler ise anlık düşünülüp yazılmış şeyler. Özellikle ölüm üzerine yazdığı şeyler beni derinden etkiledi. Okurken intihar ettiğini bildiğiniz yazarların, ölüm hakkında yazdığı şeyleri okuyup etkilenmemek için taş olmak lazım zaten. "Hayatın neresinden dönülse kârdır!" Bu cümleyi mi yazarken karar verdin intihar etmeye?
Edebiyat
Kırmızı Kahverengi DefterNilgün Marmara · Telos Yayıncılık · 20001,851 okunma
İsyan Şarkısı
9/10
·190 syf.··
Beğendi
·
2020 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2020 18:57
Bu kitap bir sorunun cevabıdır: "Mücadele etmeli miyiz, yoksa boyun mu eğmeliyiz?" Hans Kirk, Danimarka kominist partisi üyesi ve aynı zamanda bir edebiyatçıdır. Danimarka naziler tarafından işgal edilince kendisi de tutuklanmıştır. Dönemin amerikan gazetelerinde bahsedilen bir olaya denk gelir: Güney Amerikada yaşayan Kızılderililerin yaşadığı bir olayı tesadüfen öğrenir ve hapishanede bu olay hakkında araştırmalar yapar. Yaptığı araştırmaları da kullanarak, mücadele etmeli miyiz yoksa boyun mu eğmeliyiz sorusunun cevabını bu olayın etrafında verir. Nedir peki bu olay? Güney Amerikadaki Kızılderililer işgale uğrar. Ellerinden özgürlükleri alınır. Bölgede bulunan altın madenlerinde zorla çalıştırılır, önlerine ise sadece bir tas mısır lapası konur. Doğan bebekleri açlıktan ölür. İnançlarına saygı gösterilmez zorla hristiyanlaştırılır. Bazı hediye olarak başka ülkelerde köle olmaya gönderilir. Burda bu kadar basit cümlelerle yazıyorum ama bu yapılanlar o kadar basit değil ne yazık ki. Bir insanlık dramı. Ama Hans Kirk'in anlatmak istediği tarihsel bir olaydan ibaret değil. Hatta bence anlattıklarım tarihsel gerçeklere bağlı kalsın diye de düşünmemiş. İktidarın gücünü ve acımasızlığını anlatmaya çabalamış sadece. İnsanların para ve güç uğruna birbirlerine yaptıkları kötülüğü anlatmak için uğraşmış. Ve bunu sonuna kadar da başarmış bence. Bahsettiği temel konularla bir siyasetçi olduğu çok açık. Bunun dışında kurgusu, hikayenin akışı, kullanılan dili açısından da nasıl bir edebiyatçı olduğunu gösteriyor bize. Don Pablo ile Juan Gomez arasında geçen diyaloglar gerçekten muhteşemdi. Metnin içindeki özü açığa vuran diyaloglardı. Yazar kitabı hakkında şu cümleyi kullanmış: "Sonuçta, okumaya değer bir kitap yazdım, gerisini kaldırıp atabilirsin" Bence okunmaya
Edebiyat
KöleHans Kirk · Yordam Kitap · 2018362 okunma
Fahim Bey ve Gerçek Anlamda Biz
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2019 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2019 14:07
Bu kitabı uzun süre arayıp, aramayı bıraktıktan sonra ücra bir kitapçının tozlu bir rafında buldum. (Zaten güzel şeyler hep böyle anlarda karşımıza çıkmaz mı?.) Kitapçıya sorduğumda, kitabın 6 senedir elinde olduğunu ama hiç kimsenin almadığını söyledi ve sana 5 lira olur dedi. Hayatımda yaptığım en iyi alışveriş oldu heralde. Hiç 5 liraya ederinin bu kadar üstünde bir şey almamıştım:) Kitaba gelecek olursak, bu kadar çok beğenmemin sebebi, anlatımın muhteşemliği oldu. İyi bir kurgu ve basit cümleler arıyorsanız bu kitap size göre değil. Ayrıca kitapta çok fazla Arapça ve Osmanlıca kelime de mevcut yani sürekli bazı kelimelerin anlamına bakmanız gerekiyor. Ben 2 sayfa cıvarında kelime not ettim. Abdülhak Şinasi, Fahim Bey üzerinden bize hayatla, ölümle, yaşlılıkla, aşkla, insanların birbirleri hakkında verdiği hükümlerle ilgili tespitlerini süslü cümlelerle ve tam bir edebiyat şöleni içinde sunuyor. Kitap ilerledikçe daha bir hayran oluyorsunuz yazara. Ve son olarak; Kitabı bitirdikten sonra "Ben bundan sonra ne okuyacağım? Fahim Bey ve Biz'den aldığım edebi zevki hangi kitap bana verebilecek?" dedim. Ama zaten böyle kitaplar girmez mi arada hayatımıza? Bunlar daha fazla okumamızı sağlamaz mı?
1000Kitap
Fahim Bey ve BizAbdülhak Şinasi Hisar · Yapı Kredi Yayınları · 20142,431 okunma
10/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2019 5. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2019 01:02
İÇERİK: Kitap başkahramanın(Knulp) aynı ama diğer karakterlerin değiştiği üç öyküden oluşuyor. 1.öyküde Knulp'un nasıl biri olduğunu, karakterini ve kişiliğini öğreniyoruz. 2.öyküde Knulp'un düşüncelerini ve hayata bakışını öğreniyoruz. 3.öyküdeyse hayatın Knulp'ı nasıl bu hale getirdiğini yani geçmişini öğreniyoruz. KNULP : Knulp birçok dostu olan, çevresi tarafından çok sevilen, uzun vadeli planlar yapmayan, göçebe, hayatın her gününü pazarmış gibi yaşayan, iş yapmayı sevmeyen ama elinden birçok iş gelen, temiz, kibar, yakışıklı ve zeki bir kardeşimiz. KİTAP HAKKINDA DÜŞÜNCELERİM: Kitap oldukça akıcı, birgünde bitirilecek bir kitap ama bence 2.öykü okunduktan sonra durup üzerinde düşünmek gerek(Altını çizdiğim birçok cümle vardı.) Knulp karakterini tanıdıkça onu bir dostummuş gibi sevdim ve bence okuyan herkes de böyle hissetmiştir. Yani Knulp' tanımalısınız gerisi lafügüzaf...
Edebiyat
KnulpHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20222,601 okunma