2 hafta süren final haftası mi olur kardeşim. Daha bütleri var bunun ne uzattınız..
Senin gibi, evet senin gibi. Elinden giden ne idi sanki, niçin bu kadar büyüttün? Her şey, sekiz yılını alev alev yakan o kuruntudan mı ibaretti; yoksa hayatını o sekiz seneye mi sığdırılmış zannediyordun? Oğlumuz: Yarın Diye Bir Şey Yoktur
Kitap Alıntısı

KerZeY35

@kerzey35
·
Günaydın...
Bahtsızlıklar, kayıplar insan ömrünün değişmez kaderidir: Öldürücü olan bunlar değil, bir kaybın başka bir kazanç imkânı getirdiğini görememektir. Hayat ufacık bir kayıktır; yolcusu ona, dertlerini, acı hatıralarını doldurmaya kalkarsa, işte böyle senin gibi, daha yolun ortasına varmadan... Oğlumuz: Yarın Diye Bir Şey Yoktur
Kitap Alıntısı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Ömer bu mu? Mahalle takımının santrforu Ömer, Fevzipaşa Mektebînin ele avucu sığmaz Ömer'i, akranlarını top gibi yere vuran Ömer bu mu? Yarının elektrik mühendisi, yarının kaşifi Ömer bu mu? Karım ayağa kalkmadan, çılgın gibi dönerek bacaklarıma sarıldı ve boşanıverdi: Sarsıla sarsıla hıçkırıyor ve: "Bitti, bitti, artık bitti!" diye inliyordu. Beni kendime, ancak bu getirebildi: _ Ne yapıyorsun Hurrem, çocuk musun sen.. ya Ayla da uyanırsa, dedim. Ayağa kaldırdım. Kollarımdan sıyrılarak kendisini sedire attı, yüzünü yastığa gömdü ve bir iki dakika kadar öylece kaldı. "Bitti, bitti.." Niçin bitecekmiş? Nasıl bitermiş? Deli.. sen delirmişsin Hurrem: Biter mi hiç? Ayvalar olmak üzere.. biterse ağaca kim tırmanacakmış? Biterse, seni kim üzecek, beni kim endişelendirecek, beni hangi endişe hayata bağlıyacak sonra? Biterse, Fenerbahçe'nin santrforluğunu kim yapar sonra? Biterse, Ingiliz milli takımına, hem de son dakikada galibiyet golünü kim atar sonra? Biterse, Türkiye'yi elektrikle kim donatır sonra? Biterse... Biter mi hiç? Biz varken, bütün bunlar varken ve Allah varken biter mi hiç?
Kitap Alıntısı
Kan ve Kuyu
​Sen misin kurban, Yoksa ben miyim İsmail? Seven mi can verir sessizce, Sevilen mi bilemez kesildiğini? ​Bir elim sende asılı kaldı, Diğeri o derin sızıda... Akıyor İsmail, durduramıyorum, Belki de akmalı, durmamalı. ​Yusuf kuyuda beklerken öylece, Dudağı çatlamış, susuz kalmamalı. Madem hayat verecek birilerine; Varsın aksın, toprağa karışmalı. ​Kanımız akıyor İsmail, Hayır, kanımız akmıyor aslında; O, vurduğu yerden bihaber, Bilmiyor içimizden neyi kopardığını. ​Öyle bir çıkmaz ki bu İsmail; Hem kurban benim, Hem vurulan benim... Kendi bıçağında can çekişen benim. Garp yeli
Şiir
Sabahın seheri, sen varsın yine karşımda Nedir seni her kaçan uykumda ,düşüren aklıma ? Nedir seni yanımdan alıp götüren uzaklara? Bak sesim karıştı yürek yakan haykırışlara . Gün gelir, hayal mi gerçek mi sorgularım, Sen gelince rüyama, kaçar derin uykularım. Sensizken aydınlanmaz oldu kör karanlıklarım, Gel de yeşersin artık kurumuş dallarım. Gel de sönsün artık yüreğimde orman yangınlarım. #Denizyıldızı 🪷
Şiir
Dostluklar da biter!
Bu yazıyı yazmama vesile olan karakter yoksunu arkadaşıma teşekkürlerimle… Sahi, 15 yıl dile kolay değil mi? Ömrümüzün yarısı kadar birbirimizi tanıyorduk. "En yakın dostumsun," demişti benim için. Ruh bazen fahişedir; ne yaparsan yap düzelmez. Son bir yılda dolaylı olarak beni ahlaksız ilan ettiğinde, aslında ipler çoktan çözülmüştü. Sahi, neydi “ahlak”? Sana göre sadece bir zardı; bana göre ise bir duruş, bir ilke, bazen de bir başkaldırıştı. O gün, yaklaşık bir yıl önce, o evden kafamdan kaynar sular dökülerek çıktığımda bitmişti bizim arkadaşlığımız aslında. Ve sonrasında olanlar, bitenler… Hayatına birini aldığında hep yok saymalar, değersizleştirmeler… Yalnız kaldığında ise ilk çaldığın kapı olmalar… Sahi, tüm köprüleri tertemiz duygularla kuran bendim, değil mi? Aslında senin tarafından uzanan bir köprü falan yoktu. Sözlerin, senin kadar sahte ve buram buram ikiyüzlülük kokuyordu. "Mecburdum," demeyeceğim. Sadece içimdeki iyi insanı el birliğiyle bıçaklamanızdan yorgunum. Kimseye güvenim kalmadı; kimsenin dostluğuna inanacak takatim de… Hepiniz gibi ben de mi plastikleştim yoksa? Naylon hayatlar… Yalnızlaştım sadece, çok yalnızlaştım. Bir koruma psikolojisiydi bu; ikiyüzlü, menfaatçi ve maskeli insanlardan kendimi, ruhumu koruyabilmek için. Psikoloğum, "Hâlâ onunla arkadaşlığını devam ettiriyor musun?" diye sorduğunda, "Evet, o aslında özünde iyi biri," demiştim. Senin ne kadar naylon olduğunu görmemiştim ya da göz ardı etmiştim. Diğer arkadaşlarının arkasından demediğini bırakmadığında bu arkadaşlığı bitirmeliydim belki de. Bu yazıyı sana yazmıyorum; senin gibi karakteri naylon olan insanlara ithaf ediyorum. Hayatında hiçbir zaman mutlu olamayacağını biliyorum. Anca arkadaşını, sevgilini, eşini, aileni kandırmakla geçecek hayatın. Sen hiçbir zaman dürüst
1000Kitap