Puan vermedi·375 syf.··
2018 109. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2018 00:00
Ustadan yine rüyalarıma giren muhteşem bir kitap okudum. Korktum mu? Evet. Gerildim mi? Hemde nasıl. Çünkü Stephen King insanın aklıyla oynamayı, iç güdülerinin insanı nasıl yönlendireceğini çok iyi biliyor ve kurguluyor. Yıllar öncesine, kızılderili kabilelerine dayanan, çılgınlığın ötesinde bir sır. Bu sırra komşu olan kırsala taşınan güzel bir aile ve mantığın durduğu yer... Kırsalın yakınında sözü geçen hayvan mezarlığı, onun ötesi ise çılgınlığın başlangıcı. Ne olursa aklınızı yitirirsiniz acaba hiç düşündünüz mü? İnsan beyni öyle bir şey ki, her durumda savunma mekanizması hazır. "aklımı yitiririm" dediğiniz bir çok olayla başa çılabilirsiniz aslında. Asıl akıl nasıl yitirilir, öteye nasıl geçilir anca bu kitabı okuyarak öğrenebilirsiniz. Ne desem az gelecek.Ne desem spoiler olacak. O yüzden susuyorum. Kingn okumaya alışıksanız buyurun... "Ölülerin ölü kalması herkes için daha iyidir... " "Yapılmış olanları kabul et ve yüreğini dinle..." "-ölüm de yaşamın bir parçası kızım" "-kötü bir parçası öyleyse!" Buna verecek bir cevap yoktu. Kız ağlamaya devam etti. Sonunda dinecekti gözyaşları. Hiç bir zaman kaybolup gitmeyecek olan bir gerçekle huzursuz bir barış yapmanın ilk adımıydı bu..." "Ölüm bazen acıların dinip, iyi anıların başlamasıdır. Yaşamın sonu değilde acıların sonu... "
Hayvan MezarlığıStephen King · Altın Kitaplar · 201914,5bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2018 108. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2018 00:00
Taze taze dumanı üstünde yeni bitirdiğim kitabımla geldim. Aynı yayınevine ait, benzer olayların işlendiğini düşündüğüm başka bir kitap daha okuduğum için ve aynı yönde yapılan yorumlardan ötürü çok ama çok uzun zamandır bekletiyorum bu kitabı. (Sadece konu benziyormuş oysa, kurguları bambaşka.) Okuyan kadinlar kulubu nün #heraybiryayinevi etkinliğinde karşıma Yabancı Yayınları çıkınca artık daha fazla beklemesin dedim. Kendisi aynı zamanda @okumacemberiolusturalim etkinliğimin biten dördüncü kitabı olur. Kafa kurcalayıcı, kurgusu güzel, sürükleyici, oradan oraya savrulacağınız, kısacası dedektifçilik oynayacağınız bir kitap. Kısaca bahsedersem : bir sebepten laboratuvarda cezaya kalan 5 lise öğrencimiz var. Öğretmen dışarı çıktığında öğrencilerden biri enteresan bir şekilde ölüyor, biz de hangisinin bu işte parmağı var onu ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Belki hepsinin ortak planı, belki hepsi birbirine rol yapıyor, belki hepsi masum. Kimin suçlu olduğunu bulamadım şahsen, ama suçsuz olanları anında tespit ettim, buda bir şeydir değil mi :) Keyifli okumalarınız daim olsun...
Birimiz Yalan SöylüyorKaren M. McManus · Yabancı Yayınları · 20173,507 okunma
Reklam
Pipo Dumanı, Geveze Bir Köpek ve İstemeden Yazılan Bir Destan
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2023 17. kitabı
Tolkien dendiğinde zihnimizde hemen puslu dağlar, kadim elfler, trajediyle yoğrulmuş krallar ve dünyanın kaderini omuzlarında taşıyan yorgun yüzük taşıyıcıları canlanır, değil mi? Oysa Ham'li Çiftçi Giles, o ağırbaşlı ve görkemli epik dünyanın yüzüne muzipçe gülümseyen; yanakları al al, göbeği hafifçe öne çıkmış, elinde piposuyla şömine başında oturan sevimli bir akraba gibi. Onu okurken, yazarın kendi yarattığı o devasa mitolojinin ağırlığından bir anlığına sıyrılıp, sadece eğlenmek için kalemi eline aldığını iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Bu kısacık hikâyede kahramanlık, asil bir kanın ya da ilahi bir seçilmişliğin değil; tamamen tesadüflerin, birazcık sağduyunun ve bolca "aman tadımız kaçmasın" endişesinin bir ürünü. Giles, dünyayı kurtarmak isteyen biri değil. O, tarlasını sürmek, edebiyat tarihinin en korkak ama en abartılı konuşan köpeklerinden biri olan Garm ile didişmek ve rahat koltuğunda pineklemek istiyor. Fakat kaderin (veya yanlışlıkla ateşlenen eski bir tüfeğin) onun için çok daha ironik planları vardır. Kitabın sayfaları arasında gezinirken yüzümden o sıcacık, hınzır tebessüm hiç eksik olmadı. Tolkien, bir dilbilimcinin ince zekâsıyla eski şövalye masallarını, saray dalkavukluklarını ve kibirli ama işlevsiz kralları öyle tatlı, öyle iğneleyici bir dille tiye alıyor ki, hayran kalmamak elde değil. Hele o meşhur ejderha Chrysophylax! Smaug’un o kan donduran haşmetinden ziyade; pazarlık yapmayı seven, canı tatlı, kurnaz ama bir o kadar da tuhaf bir şekilde "esnaf" zihniyetli bir sürüngen var karşımızda. Giles ile ejderha arasındaki o absürt, adeta iki tüccar edasıyla yapılan diyaloglar, eserin mizahi zirvelerinden biri. Metin boyunca satır aralarından bize şu gerçek fısıldanıyor adeta: Şatafatlı kılıçlar, yaldızlı mektuplar ve yüksek perdeden edilen
İnceleme
Ham'li Çiftçi GilesJ. R. R. Tolkien · İthaki Yayınları · 20181,074 okunma
10/10
·156 syf.·
2026 53. kitabı
Merhaba Sevgili okur Adrian Beck tarafından kaleme alınan #TheKitapYayinlari tarafından yayımlanan , 7-9 yaş ve üzeri çocuklara hitap eden eğlenceli bir macera ve casusluk kitabı olan #pofidikajankedi nin yorumu ile karşınızdayım. Pofidik dünyanın en korkusuz ajanıdır ama o zamanını pineklemekle ve bir şeyler atıştırmakla geçirmeyi tercih etmektedir. Pofidik ve casus arkadaşları Jade ile Kit, aslında sadece eğlenmek için bir su parkına giderler. Ekip su parkında keyif yapmayı planlarken, kendilerini bir anda devasa bir casusluk operasyonunun tam ortasında bulurlar. Pofidik ve arkadaşları kıskanç ajanlari yok etmeden önce onları durdurabilecekler mi yoksa pofidik yine atıştırmalıklar yüzünden saçma sapan şeyler mi yapacak? Eğlence,mizah, gizem ve kelime oyunlarıyla dolu şahane bir seri biz çok sevdik
Pofidik Ajan KediAdrian Beck · The Çocuk Yayınevi · 20267 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 75. kitabı
Kafamı dağıtacak, beni yormayacak, tam anlamıyla Freida McFadden tarzı akıcı bir psikolojik gerilim okuma beklentisiyle "All Her Lies" kitabına başladım. Gerçekten de ilk sayfalardan itibaren yazarın niyetini anladım ve adeta "Hizmetçi" kitabındaki Millie’nin hikayesini yeniden okur gibi oldum. Ancak ne yazık ki bu benzerlik bir süre sonra tatlı bir esinlenmenin ötesine geçip bariz bir taklit hissiyatı verdi ve bir noktadan sonra beni fena halde baymaya başladı. ​Kitabın ana karakteri Brie’nin durumu zaten tam bir Millie klasiği olarak tasarlanmış. Paraya sıkışmış, arabada kalıyor ve önüne çıkan bu çiftlik işine adeta bir can simidi gibi sarılıyor. Tek farkı, Millie hapisten çıkmıştı, Brie ise takıntılı eski sevgilisinden kaçıyor. Fakat aralarında dağlar kadar zeka farkı var; Millie en azından akıllı ve ne yaptığını bilen bir karakterdi, Brie ise kelimenin tam anlamıyla saflık derecesinde salak. Daha ilk günden Bradley ve Grace çiftinin lüks evinin yanında, kendisine elektriği olmayan, camları tahtalarla kapatılmış döküntü bir kulübe verilmesini zerre yadırgamıyor, bu işin içinde bir iş var demiyor. Üstelik eski erkek arkadaşından kaçan, travmalı bir kadının erkeklere karşı temkinli olmasını beklersiniz değil mi? Hayır, bizimki eve adım atar atmaz hemen "Millie 2" moduna bağlayıp Bradley ile yakınlaşmaya başlıyor. Adam evliymiş, karısı Grace varmış hiç umrunda bile değil. İçten içe "Bradley kesin bana aşık oldu, karısını boşayıp benimle evlenecek" kafasında takılarak, adım adım kurulan o büyük tuzağın içine kendi rızasıyla ve adeta güle oynaya yürüyor. (En tuhafıma giden de bizim kızın başta bu eve gelince işinin ne olduğunu anlamamam oldu. Çünkü Bradley ile yatak aktiviteleri dışında bir icraatı yoktu. Dedim heralde sadece bu iş için geldi. Meğerse bahçe düzenlemesi
All Her LiesMatt McGregor · Inkubator Books · 20262 okunma
İntikam yolculuğunda kendini bulmak
10/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Öncelikle bu kitap için bu hesabı açtım ki daha wattpadde ilk yayınlandığından itibaren takip ettiğim bir kitaptı. Sonunda kitap haline geldiği için çok mutluyum. Üstelik ilk incelemeyi ben yapıyorum. “Bir insan ikinci kez hayata dönse… gerçekten aynı kişi kalabilir mi?” Cariyenin İkinci Hayatı tam olarak bunu sorgulatan bir hikâye. Güç savaşları, entrikalar, ihanet ve intikam hissi öyle güzel işlenmiş ki bir bölüm okuyup bırakmak imkânsız oluyor. Ayana’nın Turina’nın bedeninde gözlerini açtığı andan itibaren olaylar yavaş ilerlemiyor; direkt içine çekiliyorsunuz. Özellikle saray atmosferi ve karakterlerin birbirine karşı oynadığı psikolojik oyunlar aşırı başarılıydı. En sevdiğim şeylerden biri de kadın karakterin çaresiz biri olmamasıydı. Acı çekmiş ama kırılmamış. Her hamlesini merak ederek okudum. Bazı sahnelerde “şimdi ne olacak?” diye nefesimi tuttuğumu fark ettim. Fantastik, tarihi entrika ve güçlü kadın karakter seviyorsanız kesinlikle şans vermelisiniz. Özellikle “The Remarried Empress” havasını sevenlerin bayılacağını düşünüyorum.
Dolunayın Kırık AynasıTuğçe Sarıgül · Dokuz Yayınları · 202613 okunma
Reklam
Reklam