Murakami'nin Karanlık Psikososyal Distopyası
9/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
Kitabı incelemeye başlamadan önce çok sevdiğim ve saygı duyduğum kıymetli çevirmenimiz Hüseyin Can Erkin'e teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Her zamanki gibi tertemiz bir çeviriydi. Okurken çok keyif aldım ve satırlar akıp gitti. Her dikkatli okur bilir ki kaliteli bir çevirmen, kitabın yazarının kim olduğu kadar önemlidir. Erkin'in çevirisiyle kitabın okuma zevki katlanarak arttı! Zamansız Bir Çığlık: Ryu Murakami’nin Emanet Dolabı Bebekleri Üzerine Emanet Dolabı Bebekleri, uzun bir aradan sonra beni içine çeken, yeni bir edebi altın yatağı bulmuş gibi heyecanlandıran bir roman oldu. Bu kadar sarsıcı ve özgün bir kitap hakkında neredeyse hiç kapsamlı bir inceleme olmamasıysa beni hayal kırıklığına uğrattı. Hâl böyle olunca bu iş bana düşmüş gibi bir sorumlulukla yazmaya başladım, bu sessizliği biraz olsun bozmak istedim. Konuya Kısaca Değinirsek... Roman, 1970’ler Japonya’sında tren istasyonlarındaki emanet dolaplarına terk edilen bebekler gerçeğini temel alıyor. Yazar Ryu Murakami, Steve Erickson ile yaptığı bir röportajda bu olaylardan şöyle bahseder: “O yıllarda Japonya’da bebeklerin emanet dolaplarına bırakılması vakaları yaygındı. Çoğu bebek ölü bulunuyordu ama bazıları hayattaydı. Bu bebekler, terk edildiklerini öğrenselerdi dünyaya karşı inanılmaz bir nefret duyarlardı.” Bu sözler, romanın yalnızca bir kurgu değil; toplumsal bir travmanın edebi yansıması olduğunu gösteriyor. Hashi ve Kiku da işte bu bebeklerden. Sıcak bir yaz gününde terk edilen bu iki bebek, kurtarılmalarıyla birlikte karanlık bir büyüme yolculuğuna başlıyorlar. En Çok Bağ Kurduğum Karakter: Hashi Murakami’nin karakterlerinin hepsi beni etkiledi ama Hashi benim için ayrı bir yere sahip. İlk başta favorim Kiku’ydu, ama Hashi'nin kırılganlığı, iç dünyası ve yeteneği
İnceleme
Emanet Dolabı BebekleriRyu Murakami · İthaki Yayınları · 20242 okunma
8/10
·136 syf.·
2025 3. kitabı
Nick Cave'den Mick Jagger'a kadar bir çok sanatçının repertuarında yer alan beş adet "cinayet baladının" sözlerinden yola çıkarak oluşturulmuş beş kısa çizgi öykü içeriyor kitap. Suç, cinayet ve ölüm içeren karanlık öyküler bunlar. Proje ve öyküleştirilen şarkılar hakkında bilgiler zaten kitapta mevcut, burada ayrıntısına girmiyorum. Ücretsiz olarak okumak için buyurun... cizgidiyari.com/forum/k/camlari...
In the PinesErik Kriek · by Scratch · 20161 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·352 syf.·
2024 93. kitabı
Christopher Andersen bir rock yıldızı nasıl yaşamamalı bu kitapta belirtmiş.Jagger'ın hiç de özenilecek bir yaşantısı olmamış.Ayrıca ortamı da kendisi gibi.Ama kitap iyi ki yazılmış.Yazar sayesinde nadir karşılaşacağım bir hayatı okudum.
Mick JaggerChristopher Andersen · Doğan Kitap Yayınları · 201623 okunma
Puan vermedi·335 syf.··
2024 26. kitabı
Felsefe mi dediniz? O zaman işte size felsefenin en cool temsilcisi: Zerdüşt! Nietzsche'nin kaleminden çıkan bu başyapıt, felsefeyi yeni bir boyuta taşıyor. Zerdüşt, sıradan bir filozof değil, sanki felsefenin Mick Jagger'ı gibi. Enerjisi, cesareti ve radikal düşünceleriyle sizi sarsacak, belki de yerinizden fırlatacak. Kitap, bir tür manifestoyu andırıyor. Zerdüşt, "Tanrı Öldü" diye çığlık atıyor ve ardından insanlığın yeni bir anlam arayışına girmesini öneriyor. Ancak bu arayışta "Übermensch" kavramıyla karşılaşıyoruz. Bu, insanın sıradanlıktan sıyrılıp kendi değerlerini yaratması gerektiği fikri. Ancak, kafa karışıklığına kapılmayın! Nietzsche, bu düşünceleri sadece kuru teori olarak sunmuyor; bunun yerine onları şahane bir şekilde dillendiriyor ve okuyucuyu derin düşüncelere sürüklüyor. Eğer felsefeye yeni bir bakış açısı arıyorsanız ve sıkıcı felsefe kitaplarından bıktıysanız, işte size bir alternatif: "Böyle Söyledi Zerdüşt"! Bu kitap sizi düşündürmekle kalmayacak, aynı zamanda felsefeyi yaşamın ta kendisi haline getirecek.
Felsefe
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,6bin okunma
9/10
·340 syf.··
Beğendi
·
2021 35. kitabı
İyimser bir adam dünyanın kurtuluşu olacak bir ‘proje’ uğruna yola çıkıyor ve çalmadık kapı bırakmıyor: Desmond Tutu, David Cameron, Mick Jagger, Richard Branson, Bill Clinto, Asley Judd, hatta İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad... Böğrümüzde oturan öküzlere inat, ruhumuzu ele geçiren kasvetin panzehir olacak sürükleyici bir hikaye: İYİMSER.
Edebiyat
İyimserLaurence Shorter · April Yayıncılık · 201554 okunma
İSTANBUL’DAN MONTREAL’E / Byron Ayanoğlu (2013)
7/10
·376 syf.··
2021 74. kitabı
Yazar, 12 yaşındayken ailesiyle birlikte İstanbul'dan ayrılıp Kanada'ya göç eden, hayatının büyük bir bölümünü Londra ve New York'ta geçiren, bir dönem Mick Jagger (Rolling Stones solisti) ve Robert de Niro gibi ünlülerin aşçılığını yapan ünlü bir yemek eleştirmeni. Bu kitabında İstanbul’da başlayan kendi hayatını Dimitri karakteri üzerinden romanlaştırarak anlatmış. Dimitri, II. Dünya Savaşı'nın hemen ertesinde Moda semtinde doğan bir Politis (İstanbullu Rum)’dir. Biricik annesi, babası ve çok sevdiği arkadaşlarıyla geçen toz pembe çocukluk yıllarının ardından büyümenin sancılarıyla baş etmek zorunda kalacağı günler gelir. Arada meşhur 6-7 Eylül 1955 trajedisi yaşanır ve İstanbullu Rumlar'ın ev ve işyerleri yağma edilir. Türkiye'nin yakın tarihinde derin yaralar açan bu iki gün, çok kısa bir süre sonra tası tarağı toplayıp Kanada'ya göç edecek olan Dimitri ve ailesinin hayatını da darmadağın eder. Daha da kötüsü Dimitri kalbinin bir parçasını, ömrü boyunca hiç unutamayacağı aşkı Leyla’yı İstanbul'da bırakır. Romanda bu iki hayat farklı bölümler halinde anlatılıyor. Ve 48 yıl sonra bu yaşamlar yeniden kesişiyor. Benim gibi (özellikle Anglosakson ülkelerde) gezinmeyi seviyorsanız bulunmaz bir kaynak. Bir yandan okuyup bir yandan da dünyayı dolaşıyorsunuz. Üzerine bir de hayatta kalma mücadelesi ve vatan hasreti eklenince okunası bir kitap haline geliyor.
İstanbul'dan Montreal'eByron Ayanoğlu · Türkiye İş Bankası Yayınları · 201313 okunma