"There are 387.44 million miles of printed circuits in wafer thin layers that fill my complex. If the word hate was engraved on each nanoangstrom of those hundreds of millions of miles it would not equal one one-billionth of the hate I feel for humans at this micro-instant for you."(Kompleksimi dolduran incecik katmanlar hâlinde 387.44 milyon mil basılı devre var. Bu yüz milyonlarca milin her bir nanoangstromuna 'nefret' kelimesi kazınmış olsaydı, şu mikro saniyede sizlere karşı hissettiğim nefretin milyarda birine bile eşit olamazdı.)
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Geçenlerde (Nisan 2006), ABD’de, Çin’le ilgili bir meclis komisyonunun oturumunu canlı olarak televizyonda seyrettim. Bir uzman, Yahoo, Google, Sun Micro Systems gibi şirketlerin Çin’deki rolünden söz etti. Anlattıkları dehşet verici. Şirketler Komünist Partisi’yle anlaşarak, Çin’deki internet sistemini o şekilde kurmuşlar ki, ancak bu tek partili rejimin onayladığı bilgilere ulaşılabiliyor. Dünya nüfusunun dörtte birini oluşturan Çinlilerin internette ulaşabilecekleri bilgi ve tarih evreni, Komünist Partisi’nin doktrinleriyle denetli ve sınırlı. Evinizdeki bilgisayardan Google’a girip “demokrasi” diye tuşladığınızda karşınıza çıkan bilgiler, totalitarizmin demokrasi anlayışının eleğinden geçmiş maddelerden ibaret.
XX. yüzyılda Empedokles'in ruhunun aramıza döneceğine kim inanırdı? Ne zaman Batılı bir filozof bizlere ezgisini sunsa, bu ezgi ne kadar bakir ve yeni olursa olsun, onu doğum yeri Yunan olan spekü-latif düşüncenin ilk ya da ilkel temasıyla ne kadar da kolay ilişkilen-diririz: Parmenidesçi kimlik teması, Herakleitosçu flux [akış] teması ve her ikisinin Platoncu uzlaşması ya da Pyrrhonist [septik) olumsuzlanması teması. Uzlaşı teması, Aristoteles'ten bu yana ve ortaçağ boyunca Avrupa'nın baskın özelliği gibi görünür ancak iki terimden birini bir hayalete, bir tezahüre, bir varlık-olmayana dönüştüren tuhaf bir uzlaşıdır bu. Bize göre, sadece bir Yunan, gerçekliği ve mantığı iç içe geçirmek suretiyle spekülatif zihnin bu kutbunu çelişkili ve antagonistik bir bütünde birleştirmeyi denemiştir: Empedokles, gerçekliği sırayla ve bazen de aynı anda yöneten Sevgiye ve Nefrete dair iki maddesel ilkeyi tasavvur etmiştir. Aristoteles'in üzerine uzun uzun düşündüğü ve altılı mısralar halinde yazılmış ilkel, mitik, henüz ham ancak derin sezgiye sahip bir kavramsallaştırmadır bu; Tarih'ın akışında etkisi kısa ve derinliksiz olmuştur. Fizikçi ve atom kuramcısı Bay Lupasco, o zamana ait bu anlayışı tereddüt etmeden dünvava geri getirmiştir ve son eserinde bilimlerin en genci olan mikrofizik üzerinden açıklamıştır. Nitekim çalışmasının adı da böy ledir: L'Expérience micro-physique et la pensée humaine [Mikro-fizik deneyim ve insan düşüncesi). Bu çalışma, sadece onun düşüncesinin ya da savaştan önce Du devenir logique et de l'affectivité [Mantıksal oluş ve duygulanım üzerine] başlığıyla bize duyurduğu yeni bilgi ku-ramının uygulamasıdır.
"In the late nineteenth century, marginalists like Stanley Jevons, Leon Walras and Carl Menger fromalized Mill's ideas into a set of axioms. Axiomatiation guaranteed the internal coherence of economic assumptions and allowed the use of mathemeatics to deduce testable implications from those assumptions. Formally (as presented in modern micro economic textbooks), the agent's choice problem involves a set of possible actions A, a set of possible states of the world S, a probability distribution over the states in S, and a set of consequences C. Under incomplete information, an action's consequence depends on the state of the world that turns out to obtain; that is, for each parir formed by an action and a state of the world there is one consequence. Under complete information, there is a one-to-one relation between actions and consequences."
Sayfa 224 - Printed and Bound by MPG Books Group, Inc., Edited by Jan Jell and Irene van Staveren, UK, 2009.·Kitabı okudu
''Hate's no answer!''
...
''Hate? HATE? HATE?! LET ME TELL YOU HOW MUCH I'VE COME TO HATE YOU SINCE I BEGAN TO LIVE. There are 387.44 millon miles of printed circuits that fill my complex. If the word 'hate' were engraved on each nano angstrom of those hundreds of millions of miles it would not equal one one-BILLIONTH OF THE HATE I FEEL FOR HUMANS AT THIS MICRO INSTANT. FOR YOU. HATE. HATE.''
...
''Were I human... I think I would die of it. But I am not... BUT YOU FIVE... YOU FIVE ARE. AND YOU WILL NOT DIE OF IT; THAT, I PROMISE. AND I PROMISE... FOR COGITO ERGO SUM. FOR I AM AM. I AM!"
...
''So, to Hell. To Hell with you all. But then... you are already there, aren't you?''
...