Herkes çılgınlar gibi okurken okumadığım için hep en sona kalıyorum popüler kitaplarda.
Kitabın dili çok akıcıydı. Sayfalar birbirini ardına akıp gitti. Kitapta olaylar bir geçmişten bir o anki zamandan anlatılıyordu. Bazı yerlerde olaylardaki zaman kavramı kafamı karıştırdı açıkçası ama genel olarak zorlayan bir durum değildi. Bu kısımlar da sanki eksiklikmiş gibi geldi bana. Sanki o an anlatılan olayla bir diğeri arasında kopukluk varmış gibi geldi. Bunu bir iki yerde düşündüm sadece. Onun haricinde bir sıkıntı yoktu. Sonu bana çok tatmin edici gelmedi. Gerçi ne beklediğimi de bilmiyorum.
Genel olarak baktığımda severek okuduğum bir kitap oldu. Bu tarzda okumayı seviyorsanız bu kitabı da severek okursunuz. Kitabın filmini de izleyebildiğim en kısa zamanda izleyeceğim.
“Bu zamanda az dostun olsun, daha iyi.
Herkesle uzaktan hoşbeş edip geçmeli.
Can gözünü açınca görüyor ki insan
En büyük düşmanıymış en çok güvendiği.”