Bu gülüş en aldatmazıdır vaatlerin.
Yıllarca sonra bir uzak gurbette bile;
Zulmüne dayanılmazken yalnız saatlerin,
Bir yeşil yaprak üstünde gözlere,
Görünür, uzaklaşır...
İşte ben hep böyle garip mahzun,
Bir şey beklermişçesine yaşıyorum.
Bazan öyle günlerim oluyor ki, Elâgözlüm,
Ne oldu, nasıl bitti şaşıyorum..
Bazı bilmem, gün nasıl başladığında,
Kayıp kayıp gidiyor dünya bıkkın bakışlarımdan.
Yaşıyorum, yaşıyorum da bitmiyor,
Bir tutam sakız oluyor ağzımda zaman..
Bahçede ağır adımlarla yürümeye başladı; kâh dalgın dalgın önüne yere bakıyor, kâh gözlerini yıldızların kaynaştığı, göz kırptığı gökyüzüne kaldırıyordu. Uzun süre, yoruluncaya kadar yürüdü, ama içindeki huzursuzluk, sanki bir şeyleri arayan belirsiz, hüzünlü huzursuzluk bir türlü yatışmıyordu.